|
Yeni Sayfa 2

Kalenin kimler tarafından
kurulduğu kesin olarak bilinmez.'' İlk yapının Ermeniler e ait olduğu ileri
sürülürse de Bagrat sülalesi zamanında ( 885-1044 ) varlığından söz edilen
Bayburt Kalesi ninçok daha önce miladın ilk yüzyıllarında bölgesel prens ve
krallıkların mücadelelerinde rol oynadığı
Anlaşılmaktadır.''Kale
Türklere geçmeden önce Ermeni,Bizans,Arap ve Kommenos idaresinde
kalmıştır.'' Zengin bir tarihe sahip olan Bayburt
Kalesinin bir çok defa
onarıldığı duvarlarda görülen farklı inşaat kadar tarihi kaynaklardan da
anlaşılmaktadır.Bayburt Kalesi hakkında Prokopios '' ..... böylece bulunan
imkanlar Jüstinianus un eseridir.Bayburt ve Areon denilen kaleleri de inşa
edilmiştir '' demektedir. En mükemmel ve haşmetli şeklini Selçuklular
zamanında alan kale 1200-1300 M. yılları arasında Mugısuddin Tuğrul Şah ve
oğlu Rukkeddin Cihan şah tarafından büyük bir Onarım görmüştür.Bu durum Tuğrul
şah ın kendi adını sık sık yazdırdığı kitabelerde açıkça belirtilmiştir.''
Bayburt o tarihte Trabzon krallığına karşı müthiş bir tahkimat ile
zaptı güç bir hale konmuştur.Kitabelerden 610 H.( 1213 M.) tarihli olanında '
ala yed-i '' kitabede '' amir-i Hazih' i imaret ' (...) üstaduddar Lülü ''
Biçiminde yapım yöneticisinin adı geçiyor.Yine Tuğrul B. Kılıçarslan adına
özenilmiş tarihsiz ve çok aşınmış bir kitabede '' ala yed-i (...) Ziyaeddin
(...) '' yazılıdır.Bunlar birleştirilince Lülü nün üstadüddar ön adının da
Ziyaeddin olduğu beliriyor. Bayburt kalesinin Kanuni Sultan Süleyman
ve Ayrıca 952 ( 1574)yılında III.Murat tarafından onarıldığı bilinmektedir.''
1828/29 Osmanlı-Rus savaşında Rus generali Paskewich in idaresindeki askerin
Bayburt kalesinin burç,mahalle ve camii tahrip ettiğini bir müddet sonra
oradan geçer Taxier yazmaktadır.
1-KALENİN MİMARİSİ
Yer yer bütünüyle ortadan kalkmış bazı kesimleri ilk
yapış özelliklerini yitirmiş bazı kesimleri de yakın tarihte onarılmış olan
Kale,Çoruh nehrine hakim bir noktada kurulmuştur.İki büyük kare burcun
bulunduğu ön cephe savunmaya en çok ihtiyaç gösteren kısım olarak
düşünülmüştür.Kale eski duvarlara ilave edilenlerle çift kat haline
getirilmiştir.Bugün güney-batı yönünde ön kat surlarını takip etmek
mümkündür.Her iki sur sırası dışında bilhassa Güney ve Kuzey yönünde yer yer
duvar kalıntıları görülmektedir.
Dış ve iç surlar arasındaki mesafe 200 metre kadardır.'' Altı döşe üzerinde
meydana gelen surlar yarım silindiri aldıran döşeli burçlarla takviye
edilmiştir.Burç yüksekliği 12-13 metre sur yükseklikleri 30 metre
kadardır.Yapını en büyük tarafı batı ucudur.'' Kalenin doğuya açılan
kapısı;Demir kapı batıda olanı;Nöbet hane kapısı diye Evliya Çelebi tarafından
isimlendirilmişlerdir.Kapılardan biri tamamen yıkılmış biri de son yıllardaki
onarımlarda yenilenmiştir.Hamilton kapı kemerinin bir taraftan Arap ve Türk
kitabelerinin diğer tarafta da kabaca oyulmuş büyük bir aslan figürünün
bulunduğunu anlatır.
Kalker taşından inşa edilen
kalenin sağlamlığından josaphat balbaro hayranlıkla bahseder.'' Kalenin en iç
yapısı kireçle karışık moloz taştır.Orta tabaka daha düzgün taşlardan ve en
dış tabaka kare şeklinde kesme taşlardan meydana gelmiştir.'' Ayrıca taşlar
üzerindeki usta işaretleri dikkat çekicidir.
İç kale duvarlarında zahire
ambarı olması mümkün olan bazı dehlizler görülmektedir.'' Nitekim XVI. yy ait
bir defterde kale de 7 adet buğday,arpa ve diğer hububatı depo etmekte
kullanılan ambarlar bulunduğu kayıtlıdır'' Kalenin içteki belli başlı
kalıntılarından birisi kilise harebesidir.Yine nispeten ayakta kalan iki
yapıda kalenin kuzeyinde doğu-batı istikametinde uzanan evvelce beşik
tonozlarla örtülü mekanlardır.Bunlar toprak düzeyinde hayli aşağıda yer
alırlar.Evliya Çelebi kale içinde eski yapı tarzında 300 evin bulunup
çarşı,han ve hamamın olmadığını II.Mehmet tarafından 3000 kişilik bir koninin
yerleştirildiğini anlatmaktadır.Meşhur bir cami olan Ebu'l fetihten ise bie iz
kalmamıştır.
Güney-batı surları üzerinde
görülen bir korniş altında bulunan nesih yazının bir kesimi döküldüğü için
okunamamıştır.Bu duvarın alt tarafında bir silme kalmıştır.Şehre bakan kesimin
duvarlarında görülen bazı usta işaretleri dikkat çekicidir.
Kalenin asıl önemli yanı
''Çini Maçin''kalesi isminin verilmesine sebep olan çini süslemelerdir.''Batı
kesiminde yer alan nöbet hane kapısının sol yanında ve gene aynı cephenin
başka bir yerinde bulunan kitabelerin çoğu üçerlik gruplar halinde yuvarlak
çukurlar vardır. Mor,yeşil,mavi renkli ve şeffaf sır altına yapılan bu çiniler
uzaklardan aksettiği kaydedilir.
'' Ancak uzaklardan belli
olacak pırıltıların düz çiniler değil içbükey yüzeylerde yani keramik
çanaklardan aksetmesi akla daha uygundur.Çukurların yakınında yoğunlaşan
kitabelerin Selçuklu devrine ait olduğuna göre çanaklarında bu devirden
kaldığı söylenebilir.Keramiğin ilk amacından farklı şekilde bu kullanılışı
Avrupa saltanatında ''Biçini'' adını alır.Bu tip çanaklar daha çok dış
mimaride kullanılmıştır.Cephenin çeşitli yerlerde kullanılışına en erken X. ve
XI yy da Bizans da ve Bizans a yakın çevrelerdeki örneklerde
rastlanır.Bulgaristan da çok yaygın olan bu süsleme şeklinin X. yy dan
itibaren XIV. yy kadar sık sık karşımıza çıkmasına ve Yunanistan da bilhassa
Makedonya kiliselerinde çok görülmesine karşılık başkent İstanbul ve Bizans ın
çekirdeği sayılabilecek o devrin Anadolu sunda hiçbir örneğin tespit
edilmeyişi dikkat çekicidir.
''İslam sanatında Meraga da
Kümbet i Surkn (1147) da Akşehir Ferruh şah Mescide (1224) cephelerinde olmak
üzere birbirinde çok uzak iki yerde karşımıza çıkar.Fakat esasen Akşehir deki
örnekte daha çok birkaç yapı süsünden bahsedilir.Taç kapı süsü olarak Anadolu
da tek örnek olmayıp tespit ettiğimiz bütün örneklerde Anadolu dandır.Kemah ta
Mengücek Gazi türbesi (XI.yy sonu XII.yy başı) yine aynı yerde Behram şah
türbesi (1228) ve Ankara da Hacı ivaz Mescidi (XV.yy başı) bu gruba
girer.Bayburt kalesinde ise kitabe yerlerinin belirtilmesi amacıyla gene aynı
kapıları civarlarında bahsedilen keramik çanaklardan kullanılmıştır.'' ''
Burada bil hassa Divriği şeyh Kamareddin kümbetinde olduğu gibi taç üzerine
sırlı çanakların yerleştirilmiş olduğu anlaşılır.'' '' Anadolu nun Türk devri
yapılarında kullanılan renkli keramik çanakların hepsi de İslam eseridir.
Selçuklu ve beylikler devri
yapılarında tespit edebildiğimiz bütün örnekler renkli sır tekniğin de ve
yapılarla ve yapılarla çağdaş sayılabilecek kadar yakın tarihlere ait Türk
keramiklerdir.Çoğunda firuze renkli sır görülür.Bu çeşit keramiği Aksaray da
Kızıl minarede Ferruh şah ve küçük Ayasofya mescitlerinde Antalya da Yivli
minarede Bayburt kalesinde ve Van da Sinaneddin Camii minaresinde tespit
ediyoruz''
2-BAYBURT KİTABELERİ VE
TARİHLENDİRİLMESİ
Şehre bakan sur ve
burçlarda yoğunlaşan kitabelerin bir kısmının nesih yazıları silik olarak
günümüze ulaşmışlardır.
Kitabe dilimize şöyle
çevrilir.(Bu mübarek ve uğurlu yapı muazzam melik,alim,adil,mueyyid,mansur,mucahid,murabıd,din
ve dünyanın yardımcısı ,İslam ın ve Müslümanların yüceltisi,meliklerin ve
sultanların efendisi Selçukoğullarının Kemali,Rum ve Ermeni memleketlerinin
sultanı Ebu'l Haris Tuğrul bin kılıçarslan bin Mesut bin Arslan,bim kılıç
Süleyman,emiri'l mü'münin in devleti günlerinde yapıldı)
Kitabe dilimize şöyle
çevrilir;(Melik muğusi Allah ın Rahmetine muhtaç ve zarif bir kul olan Lü'lü
eliyle 610 senesi Rebiülahir in ortalarında)
Kitabe dilimize şöyle
çevrilir;( Bu bina büyük sultan en büyük şahlar şahı din ve dünyanın
yardımcısı İslam ın emiri Musud oğlu kılçarslan oğlu Tuğrul şah devleti
zamanında)
Kitabe dilimize şöyle
çevrilir;( Emir in Kumandanı edil,emir Ziyauddin eliyle)
Kitabe dilimize şöyle
çevrilir; ( Bu mübarek ve uğurlu bin en büyük melik,alim,adil,kuvvet
veren,muzaffer,dünyanın ve İslam dininin yardımcısı Selçukoğullarının kemali
kılıçarslan oğlu Tuğrul un devleti günlerinde)
Kitabe dilimize şöyle
çevrilir;(Bu mübarek burç un başlaması ve yapılması alim,adil,müeyyid,mansur,muzaffer,mucahid,murabıd,dünya
ve dinin yardımcısı İslam ın ve Müslümanların izzeti,kafir ve müşrikleri
kahreden Rum ve Ermeni memleketlerinin meliki emiril mü' mimin yardımcısı
Ebul'l Haris bin Kılıçarslan bin mesud b.Kılıçarslan zamanında)
Kitabe dilimize şöyle
çevrilir (Melik Muğusi bu binayı yapan zaif kul ustadüd-dar Lü'lü dür)
Kitabe dilimize şöyle
çevrilir;( Bu burç un yapılmasını el-melik alime adile dünyanın ve dinin iyisi
hanımların ifeharı melik Fahrrüddin in kızı emretti)
Kitabe dilimize şöyle
çevrilir;(Melik yapıcı alim,müeeyyid,muzaffer, mansur,murabıd,mucahid,el-melik,el-muğisi,Allah
teala nın rahmetine muhtaç zaif kulun eliyle)
Kitabe anlaşılarıyla
dilimize çevrilişi şöyledir;(İmaret yenilendi. ....kapı....hazret,Allah Teala
mümkünü daim etsin Selim oğlu Sultan Süleyman ı kasdediyorum.
...................... oğlu Ferhad Emin'n baş delikanlıları ..............
Muhammed beğ sene 951)
Yukarıda bahsetmiş
olduğumuz kitabelerden beş tanesi Tuğrul şah a üç tanesi üstadüd-dar Ziyaeddin
Lü-lü ya bir tanesi Mengücekli Meliki behram şah ın kızına bir tanesi
Osmanlılardan Kanuni Sultan Süleyman a ait olarak düzenlenmiştir.

''Erzurum Meliki Mugusiddin
Tuğrul şah ın Bayburt Kalesi ni baştan başa burçlarda görülen ve kendi adına
sık sık yazdırdığı kitabelerden anlaşılmaktadır.Kalenin sur ve burçlarına
harcanan malzeme ve paranın çokluğu düşünülürşe Melik in sahip olduğu kuvvet
ve iktidarın büyüklüğü anlaşılır'' '' Kitabelerde Melik i Biladürrüm ve
el-ermen ifadelerinin kullanılışı boş değildir.Çünkü 1 Aralık ahlat civarında
Amasya ya kadar topraklara sahip olmuştu'' H.610/1213 tarihli kitabede ''alayed-i''
belirleyicisi yiine Tuğrul bin Kılıçarslan adına düzenlenmiş olan yedinci
kitabe de ''amir-i hazihi'-i imaret (...) üstadüd-dar lü'lü biçiminde yapım
yöneticisinin adı geçiyor.Altıncı kitabede ''alatedi'l emir Sipahsalr el -adil
Ziyauddin yazılı.Bunlar birleştirilince yapım yöneticisinin ''Üstadüd-dar
Ziyauddin Lü'lü olduğu ünü ve tam anlamı ile ortaya çıkıyor.
Ortaçağ yapılarının sembolü
olan kaleleri Anadolu Selçukluları tarafından onarılarak kullanıldığı
bilinmektedir.Bayburt ve Kalesi 1054/55 M. yılında fetih edilmiş ve onarımı
yeniden yapılırcasına 1200/1300 M. tarihleri arasında Tuğrul şah ve oğlu
Rükneddin Cihan şah dönemlerinde olmuştur.Zaten Anadolu da Selçuklulardan
kalan kaleler içerisinde en çok Selçuklu izi taşıyan kale Bayburt kalesidir.
|