Giriş yada Kayıt Ol
     
| Anasayfa | Profiliniz | Forumlar | Sanatçılar | Resimler | Biyografiler | Firma Rehberi | Şairler | Köşe Yazıları |
REKLAM

ÜYE MENÜ
Your IP 38.103.63.16

Hoşgeldin Misafir
[ Üye Olmak İstiyorum ! ]
Hoşgeldin Misafir
Üye Adı:
Şifre:

  Üyeler:
  Bugün: 0
  Dün: 0
  Toplam: 361
 Son Üyeler:
 Özel Mesaj Gönderin vuslat Özel Mesaj Gönderin recep_69 Özel Mesaj Gönderin baymanas Özel Mesaj Gönderin hasanbaba Özel Mesaj Gönderin orthomed Özel Mesaj Gönderin hakan39 Özel Mesaj Gönderin sevda--sevda Özel Mesaj Gönderin ebubekir Özel Mesaj Gönderin FBFanatiKFB Özel Mesaj Gönderin kral_69_klvt
 İstatistikler:
  Bugün:
  Dün:
  Toplam: 2563234
 En Çok Bağlı:
  Misafirler: 85
  Üyeler: 0
  Toplam: 85
 Bağlı:
  Misafirler: 21
  Üyeler: 1
  Toplam: 22
 Misafir [21]:  66.249.73.XXX
 Restrictions 66.232.114.XX
 Restrictions 72.9.104.XXX
 Restrictions 208.66.72.XXX
 Restrictions 206.53.51.XX
 Restrictions 74.6.22.XXX
 Restrictions 67.195.52.XX
 Restrictions 67.195.51.XXX
 Restrictions 38.103.63.XX
 Restrictions 72.36.147.XXX
 Restrictions 67.195.52.XX
 Restrictions 216.150.78.XXX
 Restrictions 78.189.17.XXX
 Restrictions 85.97.199.XX
 Restrictions 67.195.37.XXX
 Restrictions 77.91.224.XX
 Restrictions 66.199.231.XXX
 Restrictions 74.6.22.XX
 Restrictions 78.180.56.XX
 Restrictions 72.232.203.XX
 Restrictions 67.195.51.XXX

 Üyeler [1]:
Kadir için Messenger Mesajı Yolla Özel Mesaj Gönderin Mesaj: 2
Kadir
Kayıt Tarihi Jan 11, 2007

Bugüne kadar

sayfa izlenimi aldık
ARALIK 2006
En Aktif Üyeler
1: umut - 954535 puan
2: muhsin - 229810 puan
3: atakan_69 - 212640 puan
4: semavi - 168360 puan
5: onemli - 123090 puan
6: HALKINNABZI - 112875 puan
7: goksen - 111195 puan
8: guloyran - 103605 puan
9: erhanSEZEK - 97485 puan
10: nurhayat - 74605 puan
11: Serdar - 71320 puan
12: baki - 70245 puan
13: ibrahim69 - 60225 puan
14: onderkaraoglu - 58685 puan
15: seymen - 57220 puan
Son Eklenen Üyeler vuslat
 recep_69
 baymanas
 hasanbaba
 orthomed
 hakan39
 sevda--sevda
 ebubekir
 FBFanatiKFB
 kral_69_klvt
Bayburt Menü
 Ana Sayfa
HiZMETLER
 Firma Rehberi
BAYBURT
 Bayburt
 BayburtTurkuleri
 BayburtResimleriYeni!
 BayburtYemekleri
 Sanatçılarımız
 BiyografilerBRYeni!
 Fıkralar
 Destanlar
 AramızdanAyrılanlar
 Nöb-Eczane
 ŞehitlerGaziler
 SEÇiM 2007
 DedeKorkut2007
 OkulTanıtımlarıYeni!
ÜYE MENÜSÜ
 Mesajlarınız
 İletişim
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Linkler
ViDEO-KLiP
 Bayburt Klip
 islami Videolar
 Tarihi Videolar
 Sizden Gelenler
 YouTubeVideolar
 fikraVideolarYeni!
iSLAMiYET
 40hadis
 KuranOgren
 NamazSureleri
 NamazDualari
 KuranVeBilim
 Peygamberler
 EsmaÜlHüsna
 DiniSorular
 islamAhlakı
TARiH
 Atatürk
 Osmanlı
 OsmanlıArşivi
 Selçuklu
HABERLER
 HaberlerYeni!
 Çok Okunanlar
 Haber Arsivi
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Haber Öner
GENEL BiLGiLER
 il il TurkiyeYeni!
 Tarihte_BugunYeni!
iL iDARECiLERiMiZ
 MilletvekillerimizYeni!
 ValilerimizYeni!
 BelediyeBaşkanlarıYeni!
EKiBiMiZ
· Ekibimiz
Sesli Fıkralar
istatistik
Pazartesi1157
Salı1267
Çarşamba1349
Perşembe1313
Cuma1366
Cumartesi1299
Pazar715
Toplam:79366
En Çok:1684
GMAiL Girisi
 Kullanıcı Adı
 Şifre
Şiirleriniz

Yeni Eklenen Şiirler


Bayburt Rehberi



Fatiha   Fil   Kureys   Maun   Kevser   Kafirun   Nasr   Tebbet   Ihlas   Felak   Nas
 


[ Fatiha Suresi ]


BAYBURT REHBERİ


 

 


MÂNÂSI

Hamd (övmek, övülmek); O, âlemlerin Rabbi, O Rahmân, Rahîm, O, âhiret gününün mâliki Allâh'ın (hakkı) dır. O'na mahsustur. İlâhi! Yalnız Sana ibâdet ve kulluk ederiz, sade Sen'den yardım dileriz. Bizi doğru yola hidâyet eyle. Kendilerine bol bol nîmet verdiğin bahtiyarların yoluna, ki onlar ne azıp sapmış, ne de gazabına uğramışlardır. (Duâmızı kabul eyle Allâh'ım!)

Tefsir - Bu sûre yedi âyettir. Kur'ân bununla başlar. Buna "Fâtiha, El-Hamdü'li'llâh" sûresi denir. Beş vakit namazın her rek'atında bu sûreyi okumak vâciptir. Bu bakımdan her namaz kılan müslüman, bu sûreyi günde kırk kere, hiç değilse on yedi kere okuyacak demektir. (1) Bu sûre, bize Allâh'ı sıfatlarıyla bildiriyor. Allâh'a nasıl îman ve ibâdet etmek lâzım geldiğini tâlim ediyor. Bizi dünya ve âhiret saâdetine götürecek yolu gösteriyor.

Şimdi bu âyetlerin mânâlarını kısaca îzah edelim:

"El-Hamdü; hamd" övmek demektir. Allâh bütün kemâl sıfatları kendisinde toplanmış, eksik sıfatlardan ârî, her varlığın yaratıcısı olan Vâcibü'l-vücûd'dur.

Rabb, burada Allâh'ın sıfatıdır, yaratıklarını terbiye eden, besleyip büyüten, istediği gibi kalıptan kalıba geçiren, onlara yap, yapma diye tekliflerde bulunan, bazan sevindiren, bazan korkutan ve yavaş yavaş yetiştirip kemâle erdiren... Kısaca: Terbiyenin bütün lâzımlarına mâlik olan en kuvvetli ve en mükemmel bir mürebbî demektir.

Âlemîn = Âlemler; canlı cansız, gördüğümüz ve görmediğimiz bütün varlık âlemi demektir.

Rahmân, burada Allâh'ın ikinci sıfatı olup pek merhametli, sonsuz ve umûmî rahmet sahibi demektir.

Başka bir deyişle Rahmân; her mevcuda yaradılışının icab ettirdiği gayeye göre bir takım kabiliyetler veren, şahsının ve nev'inin yaşaması için gereken her şeyi hepsine birden -bunların isteyip istemediğine, çalışıp çalışmadığına, îmanlı veya îmansız olduğuna bakmayarak- vermiş olan ezelî, geniş, sonsuz rahmet sahibi demektir.

Binâenaleyh, Rahmân olması bakımından, Allâh'ın rahmeti o kadar geniş ve umûmîdir ki, hiç bir mevcut onun dışında kalamaz. Âlemde her şeyin ilk olarak varlığı da, varlığın bekâsı da yalnız Allah iledir. Her şeye varlık veren ve varlığını devam ettirecek nice nice nîmetler bağışlayan O'dur. Bunları verirken canlıyı cansızdan, îmanlıyı îmansızdan ayırt etmemiştir. Yarattığı her mevcuda, yaşaması için gereken şeyleri daha önceden vermiştir. Çünkü Allah, Rahmân sıfatiyle muttasıftır. Rahmân, O'nun Esmâ-i Hüsnâ'sındandır.

Rahîm; çok merhamet edici demektir. Bu da, Allâh'ın üçüncü sıfatıdır. Bu da çok merhametli mânâsına ise de bu, daha husûsî bir mahiyettedir. Allâh'ın Rahîm sıfatiyle muttasıf olmasından şunu anlıyoruz ki: Akıl ve iradeye, iyiyi kötüden seçmek kudretine malik olarak yaratmış olduğu insanlara, Allâh'ın sonraki nîmetleri bir değildir ve bir olmayacaktır. Allâh'ın bu nimetlerine kavuşmak için her şeyden evvel, insanın iradesini sarfederek çalışması, Allâh'ın gösterdiği yoldan yürümesi şarttır. Herkes kazancına bağlıdır. Amma Allâh isterse onun bir amelini bin bir mükâfât ile de karşılar. Bu da Rahîm sıfatının muktezâsıdır.

Mâliki yevmi'd-dîn = Allâh, Din günü'nün Mâliki'dir. Bu da Sûre-i celîlede Allâh'ın dördüncü sıfatıdır. Din günü, cezâ ve mükâfatın tahakkuk edeceği son gün, yani âhiret günü demektir.

Fâtiha'nın başında "Öğmek, öğülmek yalnız Allâh'a mahsustur" denildikten sonra, Allâh'ın bu dört sıfatının böylece arka arkaya getirilmesi, en yüksek saygı ile tâzimin, en ciddî bir öğmenin neden dolayı Allâh'a has olduğunun hikmet ve mânâsını da açıkça göstermektedir. Şimdi mânâ şu demek olur: "En yüksek hürmet ve tâzim, öğmek ve öğülmek yalnız Allâh'ın hakkıdır. Çünkü O, Rabbû'l-âlemîndir. Çünkü O, Rahmân'dır, Rahîm'dir. Çünkü O, Din Günü'nün Mâliki'dir."

"Din Günü'nün Mâliki'dir = Mâliki yevmi'd-dîn" âyet-i celîlesi şunu da haber veriyor ki: Allâhu Teâlâ insanın yaptığı her iyi işi mutlaka âhirette mükâfatlandırır; fakat günâh işleyenlere de isterse adı ile muamele ederek cezâ verir, ister lûtfiyle muamele ederek cezâlandırmaz. Çünkü Allah mutlak Mâlik ve Hâkim'dir, kendisine karşı işlenen bir günahı affetmek hususunda adâlet kaydiyle bağlı değildir.

İşte Fâtiha'nın ilk kısmında Allâh'ın: "Rabb, Rahman, Rahîm, Din Günü'nün Mâliki" olduğu böylece haber verildikten sonra böyle bir Allâh karşısında kulun ne yolda hareket etmesi gerektiği de şöyle tâlim olunuyor:

İyyâke na'büdü ve iyyâke nestaîn = İlâhî! Yalnız Sana ibadet ve kulluk ederiz, ancak Sen'den yardım isteriz. Bizi doğru yola, nîmetine eren, azıp sapmamış ve gazabına uğramamış olan o bahtiyarların yoluna hidayet et, o yolda götür."

Fâtiha'nın bu âyeti, insana tam bir istiklâl ve hürriyet rûhu telkin etmektedir. Demek ki: Hakikî bir mü'min, yalnız Allâh'ına ibadet edecek, yalnız O'ndan yardım isteyecek, başka hiç bir kimsenin kulu kölesi olmayacaktır. İnsanın, kendisi gibi insanlara kulluk etmesi, kendi gibi bir insanı putlaştırması, onlardan merhamet dilenmesi insanlık asâletine yakışmayan bir zillettir. Fâtiha'nın bu âyeti bunu en beliğ, en veciz bir ifade ile telkîn etmektedir.

Bu âyetlerin tertibi de dikkate değer: "Allâh'ım! Yalnız Sana ibâdet ederiz, ancak Sen'den yardım isteriz" denilmekle Allâh'tan yardım istemenin evvelâ irâdesini sarfederek Allâh'a ubûdiyet ve kulluğunu yaptıktan sonra olabileceği anlatılmış oluyor. Demek ki, Allâh'ın nîmetlerinden tamâmiyle faydalanabilmek, O'nun gösterdiği yolda yürümekle olabilecektir. "Yâ Rabb! Yalnız Sana ibâdet ve kulluk eder ve yalnız Sen'den yardım isteriz" demekle evvelâ O'nun yolunda yürüyerek çalışacağımıza söz vermiş ve bu çalışmamızda yardım istemiş oluyoruz.

"İhdina's-sırâta'l-müstakîm = Yâ Rab! Bizi doğru yola hidâyet et, ilet."

Bu âyetle bundan sonraki âyet, Allâh'tan isteyeceğimiz yardımın ne olduğunu ve ne için yardım istediğimizi beyan ediyor, açıklıyor. Bunlardan anlaşılıyor ki: "Allâh'tan istenilecek en büyük yardım, Allâh'ın nîmetlerine eren mes'ut kimselerin yürüdükleri dümdüz ve dosdoğru yolu bize buldurmasıdır". Bize o yolu göstermesi ve o yoldan yürütmesidir. Allâh'ın birliğine ve O'ndan başka ibâdete lâyık bir İlâh olmadığına inanmış olan bir mü'min Allâh'tan daîma kendisini bu doğru yola hidayet etmesini isteyecektir. Çünkü Allâh'ın nîmetlerinden dünya ve âhiret saâdetinden kıymetli ve daha yüksek bir şey yoktur. Bunlar da ancak bu doğru yolda yürümekle elde edilebilecektir. Bu doğru yolun Kur'ân, İslâm ve Peygamber'in gösterdiği yol olduğu söylenmiştir.

Görülüyor ki, bu âyetler bizi hayat yoluna irşad ediyor, Allâh'ın nîmetlerine nasıl erişebileceğimizi anlatıyor. İlim, san'at, irfan, medeniyet ve servet, bunlardan hepsi, bu dünyada insanların can attıkları nîmetlerdendir ve işte bütün bunlar, Allâh'ın gösterdiği doğru yoldan hiç sapmadan yürümekle elde edilebilecektir; bu âyetlerden anlaşılan hakikat budur. Şimdi Fâtiha Sûresi'nin genişçe bir meâlini, mânâsını verelim:

"Öğmek, öğülmek, en yüksek saygı ve tâzim, yalnız Allâh'ın hakkıdır. O'na mahsustur. O Allah ki, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen, canlı ve cansız bütün varlık âlemini yoktan var ederek terbiye eden, yavaş yavaş yükselten, besleyip büyüten ve böylece her şeyi kemâline eriştiren mutlak kudret sâhibidir.

O Allâh ki, Rahmân'dır; çok merhametlidir. Yarattıklarının hepsine şahsını ve nev'ini muhafaza edecek her türlü kabiliyetleri, varlığını devam ettirebilmek için muhtaç olduğu her şeyi evvelâ hepsine müsâvî olarak vermiştir. Bunları verirken akıllıyı akılsızdan, îmanlıyı îmansızdan, çalışanı çalışmayandan ayırt etmemiştir. Her bir mevcut, istemeden ve kendi çalışması olmadan hayat nîmetine ve o nîmeti devam ettirecek diğer vasıtalara başvurmuştur.

O Allâh ki, Rahîm'dir; akıl ve irade ile başkalarından üstün kıldığı insanlara, sonraki ve hele âhiret nîmetlerini herkesin çalışmasına, kazancına, îman ve ameline bağlamıştır.

O Allah ki, dünyada hayır yolunu tutanları âhirette hayır ile mükâfatlandırmak; buyruklarına aykırı olarak şer yolunu tutanları da cezalandırmak kudretine sahiptir; âhirette herkesi, dünyadaki ameline göre cezâlandırmaktan âciz değildir. Kendisine karşı gelmiş olanların günahlarını affetmek de elindedir. İşte Allâh, böyle bir Allâh'tır.

Ey bu sıfatlarla muttasıf olan Allâh'ım! Sen birsin; yalnız Sana ibâdet ve kulluk ederiz ve işlerimizde ancak Sen'den yardım isteriz. Bizi doğru yola, nîmetine eren, azıp sapmamış ve böylelikle Sen'in gazabını üzerine çekmemiş olan o bahtiyar ve mes'ut insanların yoluna hidâyet et, o yola ilet, o yoldan yürüt. (Duâmızı kabul eyle Allâh'ım!)"

 

www.bayburtrehberi.com
bayburtrehberi@gmail.com



Her Türlü Soru ve Düşünceleriniz İçin
bayburtrehberi@gmail.com , bayburtrehberi@hotmail.com

Bayburt Rehberi (© 2006) Bayburtlunun internetteki adresi .

Tema Tasarım Coşkun Mavimsn.Com