ÜŞÜYORUM Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine
aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
EMANET Usta Olmaya Yakın
Kayıt: Mar 11, 2009 Mesajlar: 99
Tarih: Pzr Nis 05, 2009 11:12 pm Mesaj konusu:
HEPİMİZ BU YURDUN EVLATLARIYIZ Bu nasıl kavgalar çirkin döğüşler
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Yolumuza engel olur bu işler
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Birleşiriz bir bayrağın altında
Biz Türklerin ikilik yok aslında
Yanar tutuşuruz vatan aşkında
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Hedef alıp dövüştüğün kardeşin
Seni yaralıyor attığın taşın
Topluma zararlı yersiz savaşın
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Herkes ilim deryasında yüzüyor
Çıkmış ayın çevresinde geziyor
Yazık bize yollarımız uzuyor
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Kitaplar yazılmış nasihat dolu
Birlikte güçlenir gençliğin kolu
Gençliğe emanet Atatürk yolu
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Söyler Veysel sözlerinden vazgeçmez
Bulanık çeşmeden kimse su içmez
Ganadı olmasa kuşlar da uçmaz
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız Aşık Veysel ŞATIROĞLU
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine
aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
EMANET Usta Olmaya Yakın
Kayıt: Mar 11, 2009 Mesajlar: 99
Tarih: Sal Nis 07, 2009 9:19 am Mesaj konusu: EMANET & YADIMA DÜŞENLER
ZEHİR ZIKKIM Yazmayayım diyorum yine duramıyorum
Okumuşlar çarkına, çarkı kuramıyorum
Attığım karavana hedef vuramıyorum
Nasibim mahkemede her gün çile çekmektir.
Dalkavuğa baklava, bize nasip kötektir.
*
Günahım sürmemektir eteklere yüzümü
Haşmetlu efendiden esirgemem sözümü
Küfeyi devirdiler satıp savıp üzümü
Anlıyamadım gitti, bu nasıl halt etmektir
Kimine yağlı kuyruk, kimine tuz ekmektir.
*
İğrendiler bakmaya millet yarası diye
Namusu gösterdiler alın karası diye
Yiyip yutup yan gelmek millet parası diye
Nasibim, tutulmadan karga gibi sekmektir.
El yesin keklik budu, bize yağlı kötektir.
*
Satsalar anamızı düşmezler yine şandan
Torba torba altınlar kaçırılır bir yandan
Alın da kurtulalım biz de bu kuru candan
Vazifem ilmik ucu bulup çorap sökmektir
Yırtık papuçla gezip, size dua etmektir.
*
Koltuk bir tatlı nesne, inilemez aşağıya
Biz de döndük sayede bir kup kuru maşaya
Herkes dedi derdini anlat Markopaşa'ya
İşimiz gücümüz hep kanlı yaşlar dökmektir
Zehir zıkkım yesinler, bize helal ekmektir Aziz Nesin
Not: 2.Dünya Savaşı'ndan sonra yazılan bu şiir,
o günlerden bu günlere hiçbir şeyin değişmeden
sürdüğünü göstermiyor mu?...
'Devran yine o devran, alem yine o alem'.
Okuyunca hayret etmemek mümkün değil!...
emanet
VETEN ve GURBET Könül ayrılmayır öz baharından,
İlham baharından, söz baharından...
Deyirem, vetenin birce kış günü,
Yahşıdır gurbetin yüz baharından... Nabi Hazri
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız