alp Usta Üye


Kayıt: Feb 01, 2007 Mesajlar: 362 Şehir: ankara
|
Tarih: Pzr Ekm 05, 2008 11:09 am Mesaj konusu: CEBİR |
|
|
ABDULLAH B. MUSAB B. MUHAMMED
(CEBİR)
ALPEREN GÜRBÜZER
Cebir ilmi, yani matematik onla dirildi adeta. Cebir deyince sadece matematiği mi, elbette ki hayır, onunla Harezmî’yi hatırlarız. Asıl adı Muhammed Bin Musab el-Harezmî olup, Harezm’de doğması münasebetiyle ona Harezmî denilmiş, artık insanlık bu isimle anacaktır onu hep bundan böyle.
İlk eğitimin doğduğu topraklarda tahsil eder. Kısa zamanda ilgi odağı olurda. Zira ilmi gayretlerinden dolayı öyle göz doldurur ki ta Bağdat’tan devrin Abbasi halifesinin daveti gelir ona. O da davete icabet eder. O şimdi ilim yolundadır artık.
İlk iş Beyt’ül Hikme’nin başına getirilip yabancı eserleri tercüme etmektir. Beyt’ül Hikme sadece tercüme edilen mekânın ötesinde aynı zamanda devrin en büyük kütüphanesidir. O Kütüphane ile yetinmemiş, evini bilimsel araştırmalarda bile kullanmış, adeta bilimsel akademidir o ev.
İyiki de Harezm’dan Bağdat’a getirilmiş, zira onunla Bağdat anlam kazanacak, ilim merkezi haline gelecektir bir kez daha. Bağdat onu bağrına basmış, değer vermişlerde. Hele hele Halife Me’mun döneminde bu kıymete değer verilme neticesinde ileride meyvelerini toplamaya başlar bile, artık Bağdat bu noktadan sonra bugünkü ifadeyle üniversal ilim merkezi adıyla hafızalarda yer edecektir.
Demek ki Mehdi ve Harun Reşit dönemlerinde başlayan Yunan eserlerinin Arapça’ya çeviri faaliyetleri, Me’mun döneminde büyük ölçüde yerini pozitif bilim ve felsefeye bırakmış, böylece büyük bir boşluk onunla doldurulmuştur. Dahası var Harezm bir yandan Şam’da devrin en ünlü âlimleri ile Sincar ovasına, bir yandansa bir başka ilim heyetiyle Hindistan kadar uzanırlar ilim uğruna. Her iki bilim heyetinin de başkanlığını yaptı. Sincar çıkarmasında meridyen yayını ölçme faaliyetleri ile ün saldı bir anda. Öyle ki Hindistan yolculuğunda ise sıfır rakamının bularak bugünkü modern matematiğin önderi olmaya hak kazandı. Nitekim İtalyan Gerolama Cordana onu; Dünyanın en büyük on iki düşünüründen biridir diye övmüştür.
Malum olduğu üzere miras ayetleri öyle kolay açıklıkla tefsir edilecek türden ayetler değildir, zira sıfır rakamının keşfiyle fıkhı hesaplamalarda kolaylık sağlanmıştır. Harezmî artık mirasla ilgili hesaplarıyla o güne kadar alışılagelen Yunanlıların ilk Cebir örneklerine son vermiş, kendi cebirsel metodolojisini ortaya koyarak bundan böyle gerçek anlamda İslam dünyası için önemli olan miras hukukunun doğru yolunda seyretmesine vesile olmuştur.
O hem doğuyu hem batıyı aydınlatmış, zira batı 16. asra kadar Harezmî’n cebiri ders kitabı olarak okutuldu, hala da onun öğretisi ve etkisi unutulmadı, unutulmaz da.
Gerek ekonomistler, gerekse matematikçiler sayısal hesap adına her ne varsa ona borçlu bugünkü konumunu.
Velhasıl, Bağdat’a hayat verdi, yaşasaydı daha da verecekti, nevar ki oda her fani gibi 850 yılında Bağdat’ta Hakka yürüdü. O şimdi gönüllerde. |
|