Ana Sayfa  Hesabınız  Bize Ulaşın  BAYBURT  FORUMLAR  Biyografiler  Firma Rehberi  Aramızdan Ayrılanlar
 


Bayburt Rehberi: Forumlar

Bayburt Rehberi FORUM :: Başlığı Görüntüle - MUHSİN BAŞKANIN SONSUZLUĞA YOLCULUĞU
 Pano KılavuzuPano Kılavuzu   AramaArama   GruplarGruplar   HesabınızHesabınız   Kişisel MesajlarKişisel Mesajlar   Oturum AçOturum Aç 

MUHSİN BAŞKANIN SONSUZLUĞA YOLCULUĞU

 

Bu Konuyu ... Sitesinde Paylaşıma Sun.

BlinkList del.icio.us FaceBook Folkd Furl Google Linkarena Mister Wong oneview Webnews Yahoo MyWeb YiGG
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Genel Gündem Olayları Printable version
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
alp
Usta Üye
Usta Üye


Kayıt: Feb 01, 2007
Mesajlar: 362
Şehir: ankara

MesajTarih: Pts Mar 30, 2009 8:11 pm    Mesaj konusu: MUHSİN BAŞKANIN SONSUZLUĞA YOLCULUĞU Alıntıyla Cevap Gönder

MUHSİN BAŞKANIN SONSUZLUĞA YOLCULUĞU

ALPEREN GÜRBÜZER



Adı Kur’an’da geçen ismi ile müsemma Muhsin,
Soyadı; Yazıcıoğlu, yani narına nuruna kurban vatan evladı.
Adını denizde uçan martılara, gökteki yıldızlara ve Kahramanmaraş’ın beyaz örtü ile büründüğü dağlara yazdı da.
12 Eylül öncesi o alaca karanlık günlerinde her tarafı sis kaplamıştı, herkesin birbirinden kaçıştığı o günlerde reisimizdi. 12 Eylül sonrası Türkiye üzerinde sis perdeleri kalkınca, o bundan böyle yediden yetmişe herkesin gül sevgilisidir kıpır kıpır.
Gülümüz yok artık aramızda. O şimdi çok sevdiği Peygamber, Ashabı Güzin ve Saadat-ı Kiramın yanında. O biliyordu zaten ölümle sevgililere kavuşulacağını. Zaten vuslatla anlaşılır sevgilinin kokusu, şayet gönüllerde taht kurdu isen. Biz bu konuda şahidiz, hiçbir gönlü kırmadığına.
2009 Mart ayı soğuk yüzünü iyiden iyiye göstermişti. Büyüklerin ‘Mart bacadan baktırır kazma kürek yaktırır’ dediği demler gelip çatmıştı. Fırtınadan önce bir sessizlik vardı sanki. O koca reis son yolculuğa çıkacağını bilircesine sevenlerine ölümden bahsediyor ve hiç kimsenin bir saniye öncesi ve sonrası garantisinin olmadığına vurgu yapıyordu. Üstelik helikoptere seçim çalışmaları için ilk kez biniyordu. Belli ki ötelerden kanatlanarak koş deniliyordu. O halde kartal misali kar beyaz dağların tepesine uçup sevgilinin yolunda pervane olmalı. Nitekim öylede oldu.
Bu arada Kahramanmaraş dağları içten içe hazırlık yapıyordu. Bir onurlu misafirini ağırlayacaktı sanki. Hakeza Abdurrahman Karakoç’un mana yüklü şiirini hatırlatırcasına beşinci mevsim için gizemli bir faaliyet vardı. Zira Musa’nın Turi Sinası bir yandan fırtına, biryandan tipi ve kar eşliğinde beyaz gelinliğe bürünüverdi adeta. Niye beyaza bürünmesin ki. Ölüm kar beyazdı çünkü. Nitekim karlı dağlar onurlu konuğunu sevgililerin sevgilisine kavuşturmak için beyaz gelinliği ile bağrına bastıda.
İşte o an gelmişti, sevgili uğruna pervane olan helikopter gizemli bir şekilde düşmüştü. Düştüğü yerde ebediyet vardı. Sonsuzluğa adım kar beyazla başladı kelebek misali.
Bakın 12 Eylül darbesinin mağduru düştüğü Mamak Yusufiye’sin de sonsuzluğu nasıl dile getiriyordu:
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim perde perde taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgâr gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum.
Evet, beton çok soğuk, hem de çok soğuk. Dile kolay türlü işkencelere tabii tutulduğu 2,5 m²’lik hücre bumbuzdu. Bu seferki üşüme Mamak Zindanındakinden farklı. Nasıl ki izinden yürüdüğü Allah Resulü günler günleri kovalarken bir seher vakti şimdiye kadar hiç görmediği bir varlık karşısına çıkıverdiğinde,
— İkra! Oku! Ayetine muhatap kaldı ve Vahyin nuru ruhuna nakşedilip nur dağından hane-i saadetine döndüğünde:
—Ya Hatice! Üzerimi ört, dedi. Annemiz de hemen örtüverdi üzerini. Belli ki ilk gelen ayetin tesirini henüz daha üzerinden atamamıştı ki tüm bedeni zıngır zıngır titriyordu. Tabiî ki bu hal vahyin üzerindeki ağırlığından dolayıdır. Aynen öylede sonsuzluğa doğru uçarken ister istemez Kahramanmaraş dağlarının fırtına, tipi ve sisle kaplı sahrası mahşeri hatırlatırcasına içini ürpertiyordu. Korktuğundan değil tabiî ki, karlı dağlardan gelen davete icabette acaba kusur eğlermiyim düşüncesi ruhunu içten içe ürpertiyordu. Fakat yinede bu çağrıya icabet etmek gerekirdi, edildi de.
Topraktan geldik toprağa gideceğiz deriz ya hep. Etraf kar fırtına olsa da kara toprak onu sevgililerin sevgilisine ulaştırmak için bağrını açıp bastı kucağına. Şimdi o kar taneleri eşliğinde gül bahçesine dönüştüğü kabrinde gördüğü güller üşüyen bedeni içini ısıtmaya yetmişti bile.
Kahramanmaraşın karla kaplı dağları onu beyaz gelinliğe bürünmüş halde uçururken bizden de ötelere selam götürün deyip öyle uğurladılar.
Mevlana ölüme şeb-i aruz demişti. Muhsin Başkan için Martın son cemresi artık düğün gecesiydi. O şimdi son cemre ile birlikte sevgilinin tahtına uğurlandı da. Nitekim her yağan kar taneleri bir sır gizler için için.
Karlar arasında bizleri bırakıp gittin, ama bu gidiş farklı gidiş. Sadece gökten inen tane tane yere serpilen kara izini bırakıp gitmedin. İzini yüreklerimize bıraktın. Biz seslerini duyuramayanların sesini sen duyurdun. Dik duruşunla, bir o kadar da cesaretinle hayatın boyunca milletin önüne serilen yanlış kaleleri yıkıp doğruları yerleştirdin. Ey yürekli koca reis, seni unutmayacağız. Bizler için üşüdün, ama kalplerimizde sana sıcacık bir sevgi oluşmasını sağlayarak kelebek misali ötelere uçtun gittin. O şimdi Ankara’nın Altındağ ilçesinin Taceddin dergâhında Mehmet Akif’in İstiklal marşının yazıldığı evin yanında meftun.
Velhasıl ölüm kar beyaz.
Ruhu şad olsun.
Başa dön
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder
www.bayburtrehberi.com
SPONSOR

Tıklayın Bişey Kaybetmezsiniz (:







Tarih: Google Reklamları veya Bireysel Reklamlar    Mesaj konusu: Tıklayın Bizi Destekleyin !


Başa dön
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
onemli
Usta Üye
Usta Üye


Kayıt: Sep 22, 2007
Mesajlar: 771
Şehir: bursa

MesajTarih: Sal Mar 31, 2009 4:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

''Yaşarken yüreğiniz söküldü mü yerinden
Konuşurken diliniz kitlendi mi hiç?
Yanan ateşe el uzattınız mı, kırıldı mı parmaklarınız teker teker?
Ciğerinize hançer saplandı mı nefes alıp verirken
Çat ayazda dondunuz mu hiç?
Kerbela'da yanarken inlediniz mi bir yudum su diye?
Bu acılar tarif değil ki, yüreğim yangın yeri gibi yanmakta
Yüreğim yangın yeri şimdi, Ne söz dinler, ne sükut eder.
Ruhum çıplak, ruhum bedensiz acısı, yanmaktan daha beter.
Bu ne ateş ki, yandıkça yanmakta?
Bilen yok mu, nasıl diner, nasıl söner?
Yokluğu hançer gibi saplanmakta.
Şüphe yok, herkes Rabbin'e döner
Kekik kokulu değil artık dağlarım
Üstünde ağlamaklı yılkı atları..
Biliyorum üşümeyeceksin bir daha
Çünkü üstünde Resul'ün kanatları"


bülent uygun..
Başa dön
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
s_ardahan



Kayıt: Apr 03, 2009
Mesajlar: 18

MesajTarih: Pts Nis 06, 2009 2:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

aşıkların gözüyle;

Üşüdüm dedin ya yağızlar merdi
Tercüman -ı fikrin yönde üşüdüm
Kor oldun yüreğe düşürdün derdi
Narında kavruldum bende üşüdüm..........Agahi

Yıkık perişanız senin ardından
Ne yazsam anlamsız senin derdinden
Ayırdılar seni sensiz yurdundan
Hüznünde boğuldum bende üşüdüm.......... Piryoz

Ülkü bahçasının al gülü muhsin,
Yurdumun derdine belli agahsın,
Ardında bıraktın bizleri mahsun,
İçim yanar iken kanda üşüdüm..........Kayalı

Peygamber çiçeği papatya derken
Kardelen koyağa düşmüşsün erken
Beyaza bürünmüş göründü hırkan
Kar ında kavruldum bende üşüdüm..........Agahi

Haberin duyuldu ta ötelerden
Bir güneş devrildi kara geceden
Mekanın cennettir duam yüceden
Ben geçtim kendimden sende üşüdüm...........Piryoz

Gidiyorum deyip o gidiş neydi,
Diktiğin ümitler boynunu eydi,
Sözlerin üstüme bir ton dağ koydu.
Yalın kılınç gibi kında üşüdüm...........Kayalı

Eziyet çekti ya kini gütmedi
Alacaklı gitti hesap etmedi
Davası kutluydu asla satmadı
Çilesin düsünüp dünde üşüdüm..........Agahi

Kar aldı koynuna seni kefensiz
Bir haber bekledik cümle nefessiz
Böyle gönülsüz kalmışken sensiz
Doğan her yeni, günde üşüdüm...........Piryoz

Hayalin aklıma gelip konarken,
Kulaklarım gür sesini anarken,
Şu yüreğim Ateşinle yanarken,
Sanki canım gitti tende üşüdüm. ...........Kayalı

Bekledik yolunu olduk kafile
El açıp kaldırdık durup saf ile
Gelmedi üşümüş boşa nafile
Damarda donarken kanda üşüdüm..........Agahi

Açıldı gönülmde onulmaz yara
Şimdi nasıl koysam seni mezara
Kar ile yanmışken bu gönlüm nara
Fani dünya denen handa üşüdüm...........Piryoz

Bayburt mitinginde seni dinledim,
Sen dedikçe can evimden inledim,
Bu memleket öksüz kalmış anladım,
Binde doğdum iki binde üşüdüm. ...........Kayalı

Gün oldu saatler habersiz kaldık
Gülünle harcolup seninle solduk
Bu nasıl iş tirki oyuna geldik
Dağlarda sırtüstü künde üşüdüm..........Agahi

Sarsıldı umutlar yas haberinden
Bir hicran kapladı ruhum derinden
Dağıldı her zerrem cihana birden
Lakin yine dört bir yanda üşüdüm...........Piryoz

Zorla değil gardaş çelik eğilmir,
Her anadan bozkurt evlat doğulmir,
Başımdaki soğuk efkar dağılmir,
Ocaktaki nar yanında üşüdüm. ...........Kayalı

Adamdı adem ce belliydi yol u
Her demde dostunu sarardı kol u
Sorarken halinden yetimi dul u
Edepte törede san da üşüdüm..........Agahi

Teessür kapladı bulutlarımı
Şimdi kime desem umutlarımı
Ayazın vurunca sukutlarımı
Sardığım ketende yünde üşüdüm...........Piryoz

Dertleri üst üste içime yığım,
Ağzımı kitliyim sözümü boğum,
Aynı bu zamanlar gitti başbuğum,
O günde on üç nisanda üşüdüm. ...........Kayalı

Üşümek yanmakmış anladık yeni
Öğrendik seninle gayeyi, dünü
Yürekten sökerken olanca kin i
Agahi Alperen sende üşüdüm..........Agahi

Sonuna geldin ya ömrün çağının
Bağrına oturdun maraş dağının
Gönlüme ektiğin birlik bağının
Boyunu bıraktım ende üşüdüm...........Piryoz

Kayalı herkes bir hayat yaşarda,
Kimi hayırdadır kimi de şerde,
Karı yorgan edip yattın dışarda,
Sanki seninle ben donda üşüdüm. ...........Kayalı
Başa dön
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
alp
Usta Üye
Usta Üye


Kayıt: Feb 01, 2007
Mesajlar: 362
Şehir: ankara

MesajTarih: Pts Nis 13, 2009 11:01 am    Mesaj konusu: slm Alıntıyla Cevap Gönder

İki mükemmel şiir için teşekkür ederim. Yüreğinize sağlık.
Başa dön
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder
ALEMDAR



Kayıt: Mar 18, 2007
Mesajlar: 11

MesajTarih: Çar Nis 15, 2009 12:18 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

s_ardahan isimli kardesimizin paylastigi konuya bir nazire yazmistim.
Bayburtlu dostlarla hos sohbet ederken bir arkadasimiz yazalim dedi Muhsin baskana ve hep beraber yazmaya basladik dostlarin gönlüne saglik
paylasan arkadasa tesekkürler ederim.

Bayburt lu Aşıklar Ağladı ( Asiklarin gözüyle konusuna naziredir)



Baybutlu aşıklar suskun duruyor
Sırayla saz ını alan ağladı
Yürekler hüzünle gönül karıyor
Dil-i lal yutkunup gelen ağladı.

Yarenler ‘’of’’ çekti bin kahır ile
Bayburtlum paylaşmış gönülden çile
Alp hoca nihayet gelerek dile
‘’Muhsin’’ dedi yürek delen ağladı.

Kalemler kağıtlar dertli inledi
Boyun eğdi kelam güller dinledi
Piryoz Seckin yandı derdin binledi
Üşümek nar ını bilen ağladı.

Dadaş ın içinde burukluk gitti
Aseli acıyla kaybolup yitti
Hikaye hazindi karlarda bitti
Kardelen misali solan ağladı.

Kayalı hoca der bir hafta önce
Başbuğ i davayla Bayburtta kanca
Mest etti diyarı fikriyle ince
Ülkücü gayeye dalan ağladı.

Bozkır ın yiğidi Alperen canım
Mevkuren yoluna helaldir kanım
Agahim üşüdü sızlar sol yanım
Doğru suskun dahi yalan ağladı.



Agahi – Dursun Bayrak – 29.03.2009 - Almanya
Başa dön
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
alp
Usta Üye
Usta Üye


Kayıt: Feb 01, 2007
Mesajlar: 362
Şehir: ankara

MesajTarih: Pzr Tem 12, 2009 9:03 am    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

Birbirinden güzel şiirleriniz için teşekkür ederim.
Başa dön
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder
alp
Usta Üye
Usta Üye


Kayıt: Feb 01, 2007
Mesajlar: 362
Şehir: ankara

MesajTarih: Çar Mar 24, 2010 10:31 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

MUHSİN BAŞKANIN SONSUZLUĞA YOLCULUĞUNUN YILDÖNÜMÜNDE YARIN SEVENLERİ İLE BİRLİKTE KABRİNİN BAŞINDA DUALARLA ANILACAK .rUHU ŞAD OLSUN
Başa dön
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder
muhsin
Admin
Admin


Kayıt: Dec 12, 2006
Mesajlar: 404

MesajTarih: Pts Mar 29, 2010 3:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Amin, İnşallah makamı Cennet olur
Başa dön
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
alp
Usta Üye
Usta Üye


Kayıt: Feb 01, 2007
Mesajlar: 362
Şehir: ankara

MesajTarih: Pzr Mar 27, 2011 7:36 am    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

amin.
Başa dön
Bu mesajın sorumluluğu yazanın kendisine aittir. Sitemiz sorumlu tutulamaz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Genel Gündem Olayları Printable version Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevap Tarih
Yeni mesaj yok ÜLKÜ KERVANI VE MUHSİN YAZICIOĞLU alp Genel Gündem Olayları 0 Çar Mar 30, 2011 9:45 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok BİR DEĞİŞİM ÖNDERİ ÖZAL ve MUHSİN YAZ... alp Genel Gündem Olayları 2 Pts Mar 29, 2010 10:19 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok MUHSİN YAZICIOĞLU NE DEDİ? alp Genel Gündem Olayları 3 Pzr Mar 29, 2009 8:32 am Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok MUHSİN YAZICIOĞLU VE ÜÇ TUĞLU HİLÂL alp Genel Gündem Olayları 5 Çar Mar 25, 2009 11:14 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok ÜLKÜ KERVANI VE MUHSİN YAZICIOĞLU alp Genel Gündem Olayları 5 Pzr Şub 08, 2009 8:29 am Son gönderilen mesajlar

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group