Yükleniyor... Önceki Sayfaya Geri Dön


1992

Lider Marangoz Atölyesi – Bir Fotoğrafın Bir Hatıranın Hikâyesi


Naci Ahıskalıoğlu
Naci Ahıskalıoğlu
27.03.2026 15:50:49 LİDER Marangoz Atölyesi – Bir Fotoğrafın Bir Hatıranın Hikâyesi

1954 yılı…
Bayburt’un ayazı insanın içine işlerken, henüz 14 yaşında bir delikanlı, eline aldığı aletlerle sadece tahta değil, bir ömür inşa etmeye başlıyordu. O delikanlı, Mustafa Ahıskalıoğlu’ydu. Marangozlar Çarşısı’nda açtığı küçük atölye, zamanla sadece bir iş yeri değil; bir mektep, bir ocak, bir gönül durağı olacaktı: LİDER Marangoz Atölyesi.

O kapıdan kimler girip çıkmadı ki… Nice kalfalar yetişti, nice ustalar çıktı o tezgâhların başından. Bayburt’un sayılı esnafları, kıymetli insanları, dostluk arayan gönüller o atölyede buluştu. Ama orası sadece marangozluk yapılan bir yer değildi…

Soğuk Bayburt kış akşamlarında, dışarıda kar savrulurken içeride sobanın başında başka bir sıcaklık vardı. Müzik vardı… Sanat vardı… Nükte, gırgır, şamata vardı… Siyaset konuşulur, memleket meseleleri tartışılırdı. Ve belki de kimsenin fark etmeden attığı en büyük adımlardan biri de orada atıldı: Kültür ve Turizm Folklor Derneği’nin ilk kıvılcımları, ilk sohbetleri, ilk toplantıları o mütevazı atölyede filizlendi. Yıllar 1970’leri gösterdiğinde, o atölyede iki küçük çırak vardı.

Ceplerinde haftalıkları, gözlerinde hayalleri… Hafta sonu olunca soluğu çarşıda alırlar, gördükleri hasır şapkaları alır, sonra doğruca Foto Yavuz’a giderlerdi. Bir fotoğraf… Belki de o günlerin en büyük hatırası… Ardından yol Yıldız Sineması’na düşerdi.

Yeni gelen bir film: Cüneyt Arkın’ın Yaralı Kurt’u… Biraz zeybek meşrubatı, biraz heyecan, biraz hayal… O iki çıraktan biri, dayım Osman Saka… Babamın kayınbiraderi, mesleği berberlik ve kuaförlük… Diğeri ise babamın amcaoğlu Haydar Ahıskalıoğlu… Şimdi Almanya’da bir hayat sürüyor. İki küçük çırak… Ama yürekleri büyük… Hayalleri büyük… Ve hepsinin ortak noktası: Mustafa Usta’nın atölyesi. Orası sadece bir marangoz dükkânı değildi.

Orası adam gibi adamların yetiştiği bir mektepti. Emeğin, dostluğun, muhabbetin yoğrulduğu bir yuvaydı. Bugün geriye ne kaldı? Belki sararmış bir fotoğraf… Belki birkaç eski eşya… Ama en önemlisi, paranın asla satın alamayacağı hatıralar… Bir soba başında edilen sohbetler, Birlikte içilen çaylar, Atılan kahkahalar, Ve paylaşılan bir ömür… İşte bütün servet buydu. Kalın sağlıcakla… Naci Ahıskalıoğlu


Kaynak : Bayburt Rehberi




Adınız