Bayburt üniversitesi’nde adı yaşatılan bayburt’un folklorunun unutulmayan ismi : mustafa ahıskalıoğlu vefatının 16. Yılında dualarla anılıyor.
Bayburt’un serin sabahlarından birinde, halk müziğinin gönül dostlarından biri daha sessizce aramızdan ayrılmıştı.
Takvim yaprakları 13 Ekim 2009’u gösteriyordu. Bir ömür, sazın teline, sözün derinliğine, türkülerin içli havasına sığmıştı. O ömür, Mustafa Ahıskalıoğlu’nundu…
1940 yılında Bayburt’ta dünyaya gözlerini açan Mustafa Ahıskalıoğlu, çocuk yaşta emeğin değerini bilen bir ustaydı. Henüz 14 yaşında kendi marangoz atölyesini açtı.
Ahşabın kokusuyla yoğrulan elleri, bir gün sazın tellerine dokunduğunda o dokunuş yalnızca ses değil; bir memleketin ruhu, bir kültürün nefesi oldu.
Marangoz tezgâhının başında türkü mırıldanırdı bazen Bir tahtayı yontarken, bir melodiyi de şekillendirirdi gönlünde. Ve işte o anlarda doğdu “Kara Basma İz Olur”, “Tiliko”, “Al Yeşil Giyinmiş Sunalar” “Küp Dibinde Pastırma – Mavilim”, “Bir Serçe Vurdum Uçtu”, “Oy Nidem – Bir Güzel Geldi Çeşme Başına”, “Hükümetin Kapıları Burmalı”, “Hacı Bey Beylerin Beyi”, “Kuşburnunu Kurusu Tarinnam” gibi eserler…
Bayburt’un taşında, suyunda, insanında gizli duygular, onun dilinde türkü olup dillerden dillere dolaştı.
Bir Halk Sanatçısından Fazlasıydı
Ahıskalıoğlu, sadece kendi bestelerini üretmekle kalmadı;
başkalarının türkülerine de sahip çıktı.
O, Bayburt’un kültürel hafızasıydı. TRT ve MESAM repertuarında yer alan 25 eseriyle Türk halk müziğinin temel taşlarından biri haline geldi.
Her türküsünde bir hikâye, her sözünde bir nasihat vardı.
Kimi zaman “Kalenin Ardı Bostan”da sevgiliyi aradı,
kimi zaman “Ulu Cami Direk İster”de geçmişin izini sürdü.
Ama ne söylerse söylesin, türkülerinin dili hep insandı…
Halktı… Memleketti…
Bir Ustanın Ardından
Aradan geçen 16 yıla rağmen, Mustafa Ahıskalıoğlu’nun sesi Bayburt’ta yankılanmaya devam ediyor.
Bu yıl, Bayburt Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü, büyük ustayı unutmadı.
Ahıskalıoğlu’nun adı, Müzik Bölümü’nde bir sınıfa verildi.
Giriş kapısına ise, onun gülümseyen bir fotoğrafı asıldı.
O fotoğraf, öğrenciler derse girerken onlara sanki “türkülerinize sahip çıkın” der gibi bakıyor.
Bayburt Üniversitesi Müzik Bölümü öğrencileri ve akademisyenleri tarafından düzenlenen anma programında, Ahıskalıoğlu’nun hayatı, eserleri ve Bayburt kültürüne katkıları anlatıldı.
Programda, öğrenciler tarafından sanatçının sevilen türkülerinden oluşan mini bir konser de verildi.
Salonda duygulu anlar yaşanırken, ustanın sesinden alınan kayıtlar yeniden yankılandı.
Bayburt’ta Anlamlı Katılım
Anma programına Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş,
Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen,
Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, kurum müdürleri, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar yer aldı.
Rektör Türkmen, konuşmasında Ahıskalıoğlu’nun Bayburt’un müzik hafızasındaki önemine vurgu yaparak,
“Mustafa Ahıskalıoğlu, yalnızca bir sanatçı değil, bu toprakların sesidir. Onun adı ve mirası, öğrencilerimizle yaşamaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.
Bilimsel Işığında Bayburt Üniversitesi ve Ahıskalıoğlu Araştırması
Bayburt Üniversitesi, yalnızca öğrencilerin ve akademisyenlerin emeğiyle değil; kültürüne sahip çıkışıyla da adından söz ettiriyor.
Bu kapsamda, Müzik Bölümü’nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Uğur Doğan ile Dr. Öğr. Üyesi Zafer Eren, Mustafa Ahıskalıoğlu’nun yaşamı, besteleri ve sanatçı kimliği üzerine titiz bir akademik çalışma yürüttü.
Bu değerli emek, uluslararası arenada görünürlük kazandı: çalışma, ASOS Journal Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi’nde “Bayburtlu Mahalli Sanatçı Mustafa Ahıskalıoğlu: Yaşamı ve Sanatçı Kimliği” başlığıyla yayınlandı.
Araştırma sürecinde, sanatçının oğlu Naci Ahıskalıoğlu ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapıldı; eserleri, Sibelius nota yazım programıyla notaya alındı; belgeler analiz edildi; geleneksel Türk müziği kuramı ve halk edebiyatı perspektifleriyle sınıflandırıldı ve yorumlandı.
Doğan ve Eren’in bu çalışması, Bayburt’un müzik mirasını kayıt altına alma açısından önemli bir adım olarak görülüyor — pek çok benzer çalışmaya kaynaklık edeceği belirtiliyor.
Hikâyeydi ve Gerçek Oldu
Düşünsene: bir üniversite koridorundan geçiyorsun…
Kapı numarası 305. Üzerinde: “Mustafa Ahıskalıoğlu Sınıfı” yazıyor. İçeriden saz tınısı mı geliyor? Belki değil, ama kapının girişindeki siyah-beyaz fotoğraf, bir ustanın gülümseyen yüzünü taşıyor.
Akademisyenler Doğan ile Eren, gecesini gündüzüne katmış; notalarda saklı melodileri takip etmiş; 25 besteyi tek tek ele almışlar.
O eserleri notaya dökerken, belki eserin bir dizesi onları duygulandırmış, bir melodi tınısı gözlerine yaş getirmiş olabilir.
Çünkü, bilimsel titizlik kadar, gönül de orada;
bir üniversite koridoru, bir sınıf kapısı, bir makale yayını, hepsi bir vefa göstergesi, bir ışık yakma eylemi…
Ve şimdi, Bayburt Üniversitesi’nde, her öğrenci o koridordan geçerken o çalışmayı, iki akademisyeni ve büyük ustayı hissedecek;
“Türkülerinize sahip çıkın…” diyen sesi, üniversite duvarlarında yankılanacak.
Ruhu Şad Olsun
O, türkülerle konuştu, türkülerle yaşadı ve dualarla ebediyete uğurlandı.
Ardında sadece notalar değil, bir şehir dolusu hatıra bıraktı.
16 yıldır aramızda değil belki,
ama her Bayburtlunun kalbinde,
her türküde, her düğünde, her anmada adı var.
O, sadece bir sanatçı değil, bir halk hafızasıydı.
Bayburt’un taşına, suyuna, türküsüne sesi karışmış büyük usta Mustafa Ahıskalıoğlu’nu,
vefatının 16. yılında saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.