Yükleniyor... Önceki Sayfaya Geri Dön

Murat Kurdal
432

Bayburtun Yıkılışı -5-

b- 1958 ve takip eden yılarda, Gümüşhane Merkez’de bir yataklı tedavi kurumu varken, 1983 de “ Daldaban ” da 100 yataklı yeni bir hastane daha yapılması, Bayburt’un merkez nüfusu İl merkez nüfusundan 2 kat, Kelkit merkez nüfusundan 4 kat, Şiran ve Torul merkez nüfuslarından en az on kat fazlayken, ile bağlı olan 4 ilçeye de aynı kapasitede ( 25 yataklı ) sağlık merkezi yapılmış olması, Üstelik de Bayburt ilçe merkezine bağlı 180 sayıda köy varken, bunların yapıl-ması, hiç de adil ve hakkaniyetli olmamıştır.

c- Bayburt 15 Haziran 1989 tarihinde vilayet yapılıp Gümüşhane’den ayrıldığı zaman, ilçede bulunan Milli Eğitim, Sağlık, PTT başta olmak üzere, diğer tüm kurumlardaki kadroların, çoğunlukla Bayburt nüfusuna kayıtlı olmayan, Gümüşhane bölge nüfusuna kayıtlı olan kişilerle doldurulmuş olduğu anlaşıldı. Çünkü bu kurumlarda, aynı anda toplu memur tayinleri yaşandı. .

ç- Genel bütçeden gönderilen ödenekler, Bayburt’ta bulunan Devlet kurumlarına ya kısıtlanarak aktarıldı yada hiç verilmedi. Diğer bir ifade ile, çoğunlukla Bayburt adına tahsisli olarak gönderilen ödenekler, bazen Bayburt Mal Müdürlüğü’ne aktarılmayarak, ödeneğin ya tenkis olup düyu-na kalmasına sebep olundu  ya da tamamı il içerisinde harcandı.

d- 06.01.1988 de Gümüşhane’nin Arzular Beldesi’ne çimento fabrikası yapıldı. Üretim için gereken toprak ise, 92 km’lik mesafeden, Bayburt Örence ( Everek ) Köyü’nden kamyonlarla taşındı. Bunun sonunda, taşıma toprakla fabrika dönmedi ve önce Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'na devredildi, ardından Aşkale Çimento’ya satıldı.            

e- 1974 de Gümüşhane Kooperatifler Birliği’nce, Tekke Beldesi'nde kuşburnu fabrikası yapıldı. Gereken kuşburnunun çoğu ise, Bayburt dağlarından ve derelerinden toplatıldı. Fabrikanın en az 90 km uzağına, kamyonlarla getirilen işçiler tarafından toplatılan kuşburnu için, arazi sahiplerine de bir bedel ödenmedi.

f- 31.10.1988 de Bayburt Merkezindeki Ziraat Meslek Lisesi kapatılarak, hizmet binalarında

Sağlık Meslek Lisesi  kuruldu.  Bu lisenin depolarında bulunan, tarım aletleri ve makinaları ise çevre illere gönderildi. Yani bir hizmet verilirken, karşılığında elde olanlar alındı.

g- 1971 yılında, Harşit Çayı’nın 5-10  cm kalınlığı olan suyu ile, enerji üretmeyi planlayan ve bu doğrultuda Akköy-I, Akköy-II ismiyle 2 adet HES yaptıran Gümüşhane, o günlerde  dünyanın en hızlı akan ve 50-100 cm su kalınlığı olan Çoruh Nehri’ni adeta görmezden geldi. Oysa Çoruh ‘un Örence kesiminden gelen kolu, 700 metrelik bir tünelle, Hart ve Mormoç Ovalarına akıtılabilir, bu ovalarda sulu tarım yaptırabilirdi. Bunlarla da yetinmeyen il idaresi, 1967 il yıllığında, nehir için sadece “ BAYBURT’U İKİYE BÖLEN ” tanımlaması yapmıştı.

ğ- Denizden yüksekliği 1500 metre, uzunluğu 256 metre, tavan yüksekliği 18 metre ve 5 bölüm-den oluşan Gümüşhane Karaca Mağarası, 1983 –1990 arası yapılan planlama ve çalışmaların ardından, zemin düzenlemesi ve ışıklandırması da tamamlanarak, 1996 yılında turizme açılırken,

 denizden yüksekliği 2450 metre, uzunluğu 884 metre, tavan yüksekliği 30 metre ve 11 bölüm olan Bayburt Çımağıl Mağarası, Buz Mağarası ve diğer mağaralar için Gümüşhane ilgili-lerince hiç bir çalışma yapılmadı.

h-    Şiran İlçesi, Seydibaba Köyü’ndeki bir dağın, yaklaşık 700 x 20 m² lik zemininden adeta fış-kırarak çıkan, beyaz köpükler içinde akan memba suyu, Tomara Şelalesi olarak turizme kazan-dırılırken, Bayburt’un Sırakayalar Köyü’nün içinde ve köyün dışında bulunan şelaleler görmezden gelindi.

ı- İl idaresi Zigana Dağı’na çok zor şartlarda kayak tesisi yaptırırken, bu iş için uygun zemine ve şartlara haiz olan Kop Dağı, bir defa anılmadı.

i- 15.02.2012 de, TNT / TV’nin Çarkı Felek Programında,  sözleri ve güftesi Bayburtlu sanatçı Zakir PEKSERT’e ait olan Ey Gül Dalı Gül Dalı adlı Bayburt türküsü, Gümüşhane adına tanı-tılmıştı.                    

j- “ Roche ” tarafından hazırlanan, Boyut Yayıncılık ve Ticaret AŞ’nin 2002 yılında ( İSBN 975– 521– 687–1 sayıyla ) yayınladığı TÜRKİYE’NİN KÜLTÜR HAZİNELERİ adlı kitabın 195. Sayfasında, illerin turistik kültür varlıkları resmedilerek, bu varlıklar hakkında tanıtıcı bilgiler verilmiş, yayın tarihinde Bayburt il olduğu halde, ilde adeta hiç tarihi eser yokmuş gibi, adına bile yer verilmezken, aşağıdaki resmin altına, Gümüşhane Kov Kalesi yazılmıştı.



2015 yılı Gümüşhane menşeli internet yayınlarında, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ayakta duran en görkemli kalenin Kov Kalesi olduğu belirtilirken, Bayburt Kalesi’nden hiç söz edilmemişti.  

Bayburtlu olup, Kültür Bakanlığı da yapmış olan Namık Kemal Zeybek ve Agah Oktay Güner’in, Bayburt Kalesi için yapılması gerekenleri yapmayışları, duyarsız kalmaları sonucu, define avcı-larınca büyük ölçüde tahribat yapılan kale içindeki, başta CAMİ olmak üzere diğer kalıntılar yıkıl-dı ve burçların dışındaki çiniler tamamen yok oldu.

Görülüyor ki, Bayburt’un ölüm döşeğine yıkılmış olmasından, Gümüşhane de sorumludur.

Yazılanlar kanıtlıyor ki süreçte, Bayburt’un siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik varlıkları adeta görmezden gelinmiştir. Hak ettiği ilgi gösterilmediği gibi, yazılı kayıtlarda varlıklarının adına dahi yer verilmemiş, mevcutları kendi adına değil, Gümüşhane adına tanıtılıp ve Gümüşhane’ye mal edilmiştir. Hiçbir sorunu ele alınıp çözülmemiştir. ( Öyle ki, Araklı Yolu için çıkartılmış olan kanun, ödene-ğinden tek kuruş dahi harcanmadan, Bayburt’un vilayet olacağı iyice kesinleştiği anlaşılınca, vilayet olma tarihinin hemen 2 ay öncesinde İPTAL edilmiştir.) Çözülseydi eğer, Bayburt’un yanı sıra vilayeti de kalkınabilirdi belki. Böyle olunca da, her iki ilde kalkınamadı. Başka bir ifade ile, Bayburt’a iyilik yapmayanlar, bir bakıma kendilerine kötülük yapmış oldular. Yolların ayrılmış olması umulur ki, her iki il için de hayırlı olur.

NETİCE :

Yukarıya yazdıklarımla Bayburt’un siyasi, iktisadi ve sosyal açıdan neden bu kadar fazla eridiğinin cevabını vermeye, tarihte “ ZENGİN YURT ” iken, bugün neden Türkiye’nin en küçük ili durumuna düşürülmüş olduğunun, asıl nedenlerini ortaya koymaya çalıştım.

Aşağıya yazdıklarım ise, yıkım sebebi olan diğer etkenler olmuştur.  ;

---Olumsuz iklim yapısı,
[ Yazların sıcak ve kurak, kışların en az 6 ay süreli ve kar yağışlı geçmesi. ] 

---Tarım ve hayvancılığın olmaması,
[ Çoruh Nehri’nin boşa akması, Sulama amaçlı olarak yapılan Demirözü Barajının, onlarca yıldır hizmete açılmayışı. Çay, Tütün, Fındık, Mısır, Pamuk, Ayçiçeği, Soya gibi endüstriyel tarım ürünü yetişmemesi. 60 lı yıllarda “Almancı” diye adlandırılan gençlerin, bir anda tarım alanlarını boşaltması, Et kombinalarının özelleştirilmesine ilk önce Bayburt’tan başlanması, Süt Fabrikasındaki üretimin durdurulması, Ziraat Meslek Lisesinin kapatılması,]

---Özel yatırımın olmayışı,
[ BAY-TAŞ’ın gurbetçilerin tasarruflarını istismar etmesi sonucu, özel yatırımın önünün kesilmiş olması, ]

---Sanayi üretiminin olmayışı,
[ Bayburt’un Diyarbakır’dan daha az oranda teşvike layık görülmesi, ]

---Seçmenlerin milletvekillerini şahsi sorunlara yönlendirmesi,
[ Bu hususu biraz daha açayım. Milletvekilleri, halkın şahsi sorunlarını çözmeye yöneltildi. Şöyle ki; Bayburt’un siyasi hayatında En uzun süreyle ( 1987, 1991, 1996, 2002, 2007  ) seçtiği insanın, parti binasında toplanmış olan lara hitaben : “ İş yapmamı istiyorsanız eğer,  siz de beni biraz modollayın.Dediğini bizzat işitmiştim. Sonuçta Bayburt seçmeni seçmesini de, modollamasını da bilemedi. İşte bundan ötürü de, ateş karşısına konan buz misali, güzelim şehrin nüfusu eridi ve akıp gitti. ]

---Devletin yatırım yapmayışı,      
[ Devlet Planlama Teşkilatı, 2000 yılına kadar nüfusu 2000 in altında 150 nin üzerinde olan yerleşim bölgelerini “ KÖY ”, nüfusu 2000 in üzerinde ve belediyelik olan yerleşim yerlerini ise “ KENT ” kabul etmişti. 2007 yılında ilk kez yapılan “Adrese Dayalı Nüfus Sayımı” nda, köylerin birçoğunun ve Akşar, Konursu, Beşpınar ve Maden beldelerinin, mevcut nüfusları bakımından, bu tanıma uymadığı görüldü ve adı geçen belediyeler kapatıldı. Böylece köylerinin birçoğu boşalmış olan Bayburt ‘un bir anda kentleri de kaybolmuş oldu. Meskenlerinin çevresinden, ara sokaklarından ve kapı önlerinden kirli suların açıktan aktığı, hayvan gübrelerinin içerisinde kalmış, alt yapısı dahi olmayan Akşar, Konursu, Beşpınar ve Maden’ın gerçekte değil, Devlet  nazarında kent sayılmış olduğu anlaşıldı. Diğer bir ifade ile, bir binaya belediye tabelası asılmakla o beldenin kent yapıldığı anlaşıldı. DPT bu soruna acilen bir çözüm bulmalı, köyün de kentin de tarifini yeniden yapmalıdır. Aksi halde, itici sebeplerden kaynaklı göç sebebiyle, tanıma uygun köy de kent de kalmayacaktır. Çünkü ildeki yüksek oranlı doğum hızına rağmen, nüfusun 24 yılda (1990 – 2014 ) sadece 4.857 sayıda artmış olması, 2000 de 107.330 olan nüfusun 2015 de 78.550 ye gerilemiş olması iddiamın kanıtıdır. ] tüm bu etkenler sonunda Bayburt;

  •           En az ilçeli il. [ Güneşli Köyü ( Yanbağsi ) Mahalle yapılmasaydı eğer, bu da olacaktı.
  •           En az nüfuslu il.
  •           En az milletvekilli il.
  •           Tarım geliri olmayan il.
  •           En az belde belediyeli il.
  •           Emlakçı esnafı olmayan il.
  •           Turizm geliri olmayan tek il,
  •           Havayolu ulaşımı olmayan il.
  •           Demiryolu ulaşımı olmayan il.
  •           Çok Programlı Lisesi olmayan il.  
  •           Borsada hisseli ürünü olmayan il.
  •           Kamu istihdam oranı en az olan il.
  •           Özel sektör ve teşvik belgeli yatırımlardan pay almayan tek il.
  •           Devletin altına tünel kazanlara oranla, daha az teşvik verilen il.
  •           İstanbul’a göçen nüfusu, geride kalanlarından daha fazla olan  il.
  •           Gerek yurt içine ve gerekse yurt dışına ihraç ürünü olmayan tek il.
  •           Onlarca yıldır Organize Sanayi Bölgesine, yatırım yapılmayan tek il.  


1954-2016 itibariyle, Türkiye’ye yatırım yapan 3344 Yabancı sermaye şirketinden hiç biri tarafından, yatırım yapılmayan il,  durumuna düştü.

1 Kasım 2015 milletvekili genel seçimlerinde, Bayburt’un siyasi tarihinde bir ilk yaşandı ve %80.27 oranında oy verilerek, Türkiye 3.lüğü ile iktidara en yakın duran partinin 2 adayı da seçildi. İlk defa Devletinden ve hükümetinden gerekli yatırımları alma şansı elde edildi. Yani zorluktan, darlıktan, yokluktan ve sefaletten, kurtuluşa giden ilk adım atılmış oldu. 62 Hükümette (MALİYE BAKANLIĞI) da elde edildi. Bayburt adına güzel günler yaşanabilir artık. Bunun için, toplum liderlerinin derhal toplanarak, konuyu değerlendirmeleri gerekir.

DİĞER ÖNERİLER :

Bundan sonra, aynı hatalar yaşanmasın diye;

DAİMİ HEDEFTE OLMASI GEREKENLER

AŞAĞIDAKİLER VE DAHASI YAKIN HEDEFE ALINMALI

---Araklı Yolu’na yapılacak olan hızlı trenle, yük de  taşınmalı.
---Bayburt-Salyazı arasına planlanan, Havaalanı hemen yapılmalı.
---Bayburt nüfusuna kayıt şartı ile, en az 2000 genci istihdam edecek  devlet yatırımı yapılmalı.
---60.ncı Piyade Alayı’nın, geri iadesi için, TBMM’ye kanun teklifi verilmeli.
---Sultan Murat Yaylası’nda rüzgâr enerjisi üretilmeli.
---Çoruh Nehri’nin kollarından Kop Çayı, Hart Ovası’na akıtılmalı.
---1996 dan günümüze sarkan, Demirözü Barajı ve sulama kanalları tamamlanmalı.
---AVM ler derhal yasaklanmalı.
---Kapatılan Et Kombina ’sı yeniden açılmalı.
---Kapatılan süt fabrikası yeniden açılmalı.
---Kapatılan Ziraat Meslek Lisesi yeniden açılmalı.
---1993 öncesi yıllarda Bayburt’un yaşam şartlarının zorluğu sebebiyle, memurlara ödenen Mahrumiyet Yeri Ödeneğinin tekrar ödenmesi için, TBMM’ye kanun teklifi verilmeli. (Bak 6/e)
---Doğalgaz fiyatında sübvanse sağlanmalı.
---Konursu ve Gökçedere’ nin ilçe yapılması için TBMM’ye kanun teklifi verilmeli.
---Şehit Osman Dağı, Erenli Köyü ve Çoruh Evler arası iskana kapatılarak ağaçlandırılmalı.
---İlin tamamında ‘ Kentsel Dönüşüm ’ başlatılmalı.                                                          
---Müze hemen hizmete açılmalı ve çevre illerde sergilenen eserler geri alınmalı.
---Aretna Devleti zamanından (1342-1381) bugüne kalan ve üzerlerinde Ahiliğin dört temel gücünden su “ V ” sembolünü temsil eden taş kütükler, sokak aralarından kurtarılmalı.
---İl merkezindeki Kale, tıpkı Belgrat Kalegmeydan gibi onarılıp, turizme açılmalı.
---Aydıntepe Yeraltı Şehri’nin kazısı tamamlanıp, turizme açılmalı.
---Höyük, Tümülüs ve Ören yerlerindeki eserler yok olmadan, buralarda kazı başlatılmalı. 
---İl sathında var olan “ Taş kitabeler ” derlenip toparlanmalı.
---Şehit Osman Dağı’ndaki 800 lü yıllara tarihli Müslüman mezar taşları için çalışma yapılmalı.
---1215 de Berne Köyü’nden toprak borularla suyu getirilen, Paşaoğlu Sadullah çeşmesi susuzluktan kurtarılmalı.
---Ermeni katliamını anımsatacak “ANIT” mezar, İmaret’te ki Şehitliğin bitişiğine alınmalı.
---Bayburt Kalesi’nin en yakınında olan Bent Köprüsü korgan tarzı yeniden yapılarak, girişlerine “ Bamsi Beyrek ” ve “ Banu Çiçek ”adları koyulmalı.
---Temelleri henüz kaybolmamış olan “ Bent Hamamı ” ve  “ Ǵaler Hamamı ”  Bayburt taşı ile yeniden yapılmalı.
---Çoruh Nehri’ nin üzerindeki demir ve beton köprüler yıkılarak, yerlerine taş ustası Sayın ÖMER KIRMIZI gibi ustalarca, Bayburt taşı ile KORGAN köprüler yapılmalı.
---Değiştirilen Armutlu, Balahor, Bağsi, Berne, Güder, Kormas, Mandafar, Pamuktaş ve daha birçok öz Türkçe olan ve bu milletin şah damarına güç ve kuvvet veren köy isimleri, yeniden yerlerine konulmalı.
---Yapılacak konutlar, en çok iki katlı ve kiremit bacalı olmalı…

  •                                                        Mektup yazdım kış idi.
  •                                                        Kalemim gümüş idi.
  •                                                        Daha çok yazacaktım.
  •                                                        Parmaklarım üşüdi…♪

Vatanımın en temiz toprağını, araştırıp yazdım. 1 MAYIS/2016 MURAT KURDAL

Yazının tamamı için not.

Dünya liderine rağmen, bu eleştirileri yapmak zorundaydım, çünkü Bayburt sevgim galiba daha da önde gitmekte. [ Bu yazı, Bayburt Postası İnternet Sitesi’nde “ Bayburt’tan Cumhurbaşkanına Mektup Var ” başlığı ile 01.10.2014 tarihinde yazdığım yazıya ektir. ]

KISALTMALAR

  • o.is. = Osmanlıca, isim.
  • A=é= A’lar Bayburt ağzında, çoğunlukla a ile  é arası bir sese dönüşür.
  • Ǵ=ǵ=Gool derken başta çıkartılan ses.
  • H= ğ ile okunur, genizden çıkan hırıltılı ses.
  • K= Ğ = K’ler Bayburt ağzında, çoğunlukla Ğ ye dönüşür.
  • ŞİİR=Bayburt ağzı ile yazılmıştır.
  • (Az.) = Azerbaycan Türkçesinde de aynı manalıdır.
  • MODOL: Çiftçi ve çobanların, kullandıkları ucu çivili sopa (massa).
  • ŞÖLVE: Işık.
  •  
  •           
Adınız


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜM MAKALELERİ



Bayburtun Yıkılışı -5- 2019-11-17 16:56:06
Bayburtun Yıkılışı -4- 2019-11-17 16:41:35
Bayburtun Yıkılışı -3- 2019-11-17 16:10:30
Bayburtun Yıkılışı -2- 2019-11-17 16:08:02
Bayburt Köylerinin Değiştirilen İsimleri Kırımdır 2019-11-04 13:53:06