Yükleniyor... Önceki Sayfaya Geri Dön

Murat Kurdal
1725

Bayburtun Yıkılışı -1-

(((   ÖLÜM DÖŞEĞİNE YIKILAN BAYBURT  )))

   ( …1927-1989… )

En az 1000 yıllık kadim şehirden olan BAYBURTLUNUN VASIFLARI ve dahası, hakkında yazılacak her yazıya taç yapılmalıdır.

Bayburt topraklarında halen yaşayanlar, Oğuz Türklerinin torunlarıdır. Bayburt’a diğer ekalliyetlerden göç gelmemiştir. Bayburt halkı saf Türk’tür. Halkın dili, öz Türkçe’dir  

(Göktürklerce M.S.720 de, Orhun Vadisi’ne dikilen taş abidelerde (Orhun Abideleri) kazılı olan 4 ü ünlü, 34 ü ünsüz toplam 38 harften oluşan 224 söz, günümüz Azerbaycan’ında konuşulan Türkçe den % 71 nispetinde, Bayburt halk ağzında ise, en az % 50 nispetinde aynen ve aynı manada kullanılmaya devam etmekte, konuşulmaktadır. (Seyfettin ALTAYLI, Azerbaycan Türkçe Sözlüğü 1994 + Murat Kurdal, Bayburt Ağzı Türkçe Sözlüğü 2008 )

Tarihte ( 1638 ), dudağına geçirdiği tarak için bıyıklarımdır diyerek sefere katılıp, Bağdat’ın kapısını açan ve burada yaşı 16 iken şehit düşen Genç Osman, Bayburt’ un Alınyurt ( Giv ) Köyü’ndendir.

Tunalı Hilmi Bey’in Bayburt Kaymakamlığı yaptığı zamanda ( 15 Agustos 1913 ) kurulan  “ Bayburt Müslüman Dilendirmez Cemiyeti ” çatısı altında, fakire fukaraya, garibe gurabaya yardım yapılmıştır. Dünya Savaşı (28 Temmuz 1914  - 11 Kasım 1918 ) sürecinde,  Kafkasya Cephesi’nde gerçekleşen Osmanlı-Rus Savaşının seyrini değiştiren ve Mareşal Fevzi Paşa’ca" Bayburt müdafaası muvaffak olmuş bir Plevne sayılmalıdır" şeklinde nitelenen Kop avunması ( 8 Şubat 1916-16 Temmuz 1916 ) ile, Türk askeri ve Bayburtlu mücahitler, Rus Kafkas Ordusu’- na 6 ay süreyle geçiş vermeyerek, Çarlık rejiminin yıkılmasına katkı ( 7 Kasım 1917 ) vermiştir. (Rus Kafkas Ordusu Kars’tan Anadoluya girip, Kuzey Karadeniz’ in iç kesimlerinden geçerek 2 gün sonra stanbul’a varmayı planlamışsa da, 6 aya yakın süre Kop Dağı’nı aşamayınca, bu defa Bayburt ve çevresini de almak için, Trabzon Of üzerinden 106 km uzunluğundaki Dünya’nın en tehlikeli karayolunu yaparak, Bayburt’a ulaşmak istemişlerdir. )

1974 Kıbrıs Barış Harekâtında, nüfusa göre, en fazla yardımı Bayburtlu yapmıştır.

12 Eylül 1980 öncesi, sağ/sol çatışmaları sebebiyle, Bayburt’ ta hiç bir genç ölmemiştir.

1983 ten bu güne, PKK terör örgütüne katılmak için, dağa çıkan tek bir Bayburtlu olmadığı gibi, süreçte aynı topraklara tek bir vatan haini ölüsü gömülmemiştir.

2001 yılı için, elektrik kayıp kaçak oranları en az Bayburt’ ta görülmüştür. (Devletin resmi arşiv bilgilerine göre, bölge illerindeki elektrik kayıp kaçak oranları (%); Iğdır’da 64.0, Erzurum’ da 39.2, Erzincan’ da 27.3, Gümüşhane’ de 26.0, Trabzon’ da 23.4, Rize’ de 21.5, Bayburt’ ta ise 11.8 oranında tespit edilmiştir.)

İçişleri Bakanı Sayın Osman Güneş, 22.07.2007 Genel Seçimleri öncesi ilimizi ziyareti esnasında: “ Bayburt ilimiz, güvenlik açısından o kadar huzurlu ve vatandaşlarımız o kadar Devle-tine ve kanunlarına bağlı insanlar ki, keşke illerimizin hepsi Bayburt gibi olsa. Bayburt’tan hiçbir sorun beklemiyoruz. Burada Devletini, milletini seven insanlarımız var…” demiştir.

Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek, 16.07.2008 tarihinde, 14.ncü Dede Korkut Kültür ve sanat Şölenleri için Bayburt Vilayet Konağı önünde toplanan halka hitaben yaptığı konuşmada:  “ Türkiye’ de sicili en temiz şehrin Bayburt olduğu, bu güne kadar, Devlet aleyhine suç işleyen tek  bir Bayburtlunun çıkmadığını…” söylemiştir.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yrd. Sayın Bülent Arınç’ın, Kasım / Aralık 2010 tarihli Haber 69 Dergisi’nde: “ Bayburt bizim nazarımızda çok özel bir yer, Allah’ın bir lütfudur. ”sözleri yayınlanmıştır.                      

Askerlik Şubesi kayıtlarına göre, tek bir Bayburtlu askerlikten kaçmamıştır.

Emniyet kayıtlarına göre, Bayburt’un en huzurlu il olduğu söylenmektedir.

Bayburt Merkez Belediyesi’nden yapılan anonslarda “ Bir miktar para bulunmuştur. Sahibinin belediye ilan memurluğundan alması duyurulur…” şeklinde ilanlar yapılmaktadır.

10.06.2013 de İçişleri Bakanı Sayın Muammer Güler  “İstanbul Taksim Gezi Parkı'nda bulunan ağaçların kesileceği bahanesiyle, 28 Mayıs 2013 tarihinde başlayan ve kısa sürede ' hükümet istifa' kampanyasına dönüşen yakıp yıkma yağmalama olaylarının, Bayburt’tan destek görmediğini ” söylemiştir.

02.08.2013 de Bayburt'u ziyaret eden Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız, Vali Hasan İpek'in makamında yaptığı açıklamada: “ Bayburt’un, çok farklı özellikleri var. İnsanı, yapı-sı, dokusu çok sağlam, günün tarihi itibariyle paralel örgüt ( FETÖ ) operasyonu yapılmayan bir ilimiz. Türkiye'nin siyasi istikrarına koydukları katkı hakeza ortada. İstikrarı seven ve istikrara katkı koyan bir ilimiz. Gezi Parkı olaylarında gösterinin yapılmadığı iki ilimizden birisi. Bu açıdan halkımıza metaneti ve göstermiş oldukları olgunluktan dolayı çok teşekkür ediyorum. ” demiştir.

27.10.2013' de partileşen HDP, Bayburt’ da teşkilat kuramamıştır.

Bunlar Bayburtlunun Vatanını, Devletini, Bayrağını ve Milletini ne derece sevdiğinin delili iken, çok hazindir ki, 24.03.2016 tarihinde Kanal a TV’ de yapılan yayında: “ Türkiye’nin asayişi en düzgün 10 ili. ” sayıldı ve  “ Küçük Taksim ” namlı Cerattepe’si olan Artvin’e yer verilirken, Bayburt’un adı geçmedi.

BAYBURT TARİHİNDEN BİR KESİT:  

Çin’den başlayan, Asya ve Anadolu topraklarından geçerek, Avrupa boyunca Adriyatik’e kadar uzayan tarihi İPEK YOLU’nun, çok önemli ve çok güvenli durak yerlerindendir Bayburt.

Selçuklu ve Osmanlı’nın en itibarlı ve gözde şehridir Bayburt. Ülkenin 3 hisarlı 2 kalesinden biri Bayburt’tadır. Mahmudiye, Yakutiye ve Musaviye adlı 3 adet medresesi (Zamanın Üniversitesi olan bu kurumların, özel mülkiyete geçirilmiş olması da başka bir yıkım. ), çok sayıda hanları ( Konak-lama yerleri ), 3 adet hamamı ( Bent/Çarşı/Galer ), 3 adet su değirmeni (Hızar/Ǵaler/Çarşı) ve 15 km mesafeden toprak borularla taşınan su ile, sokaklarına çeşmeler yapılan 1000 lerce yıllık şehirdir Bayburt.  Bu sebeple günümüze kadar ulaşan değerleri, diğer tarihi mevki ve mekânları koruma altına alınarak, gelecek nesillere bırakılmalıdır.


1215 tarihli / Selçuklu Eseri Paşaoğlu Çeşmesi / Çekim 06.07.2014

Tarım ve hayvancılığa dayalı Demircilik, Nalbantlık, Saraçlık, Marangozluk, Bakırcılık, Kunduracılık, Terzilik, Tenekecilik, koyun yününden yapılan ve bitki kökleriyle renklendirilen  İplik, halı ve kilim benzeri Dokuma sanatları Tekerlek, Taşıma arabaları, Tarım araç /gereç- leri, topraktan yapılan Ocaklar  ve Mutfak eşyaları, Aydınlanma araçları, Taş Ocakları, Kö-mür ocakları ve halen işletilen Kireç Ocakları,  insan için gereken her türlü ihtiyaç maddesini üreten ve bölge ekonomisine katkı veren, kısaca meyve dışında, ürettikleriyle tüm ihtiyaçlarını karşılayabilen bir şehirdir Bayburt. Bayburt’un ayrıntılı tarihi, arşivlerde mevcuttur. Yazıma temel olması için, yalnızca şu hususları belirteceğim. Bayburt’un bugünkü çevresinde olan birçok şehir, henüz yokken ve henüz kurulmamışken, il merkezi Şehit Osman Tepesi’ndeki türbelerin 20 metre yakınında bulunan mezarlıkta, 800 lü yıllara tarihli ve İslam tebliğci alimlerine ait sandukalar yer alır. Tarihi kaynaklarda, şehrin en parlak devrini 1020-1230 Türkmen Şahı Cihanşah zamanında yaşadığı yazılıdır. (Alâeddin Keykubat tarafından Moğollara karşı Türkmen sınırı kuvvetlendirilirken, Bayburt’un Erzurum ile birlikte Konya’ya bağlandığı, bölgede Gümüşhane adıyla bir yerleşimin olmadığı kayıtlıdır.+ 1243 Kösedağ Savaşı ardından, Moğollarla Selçuklular arasında yapılan anlaşma hükümlerine göre, Bayburt’un Selçukluların kontrolünde kaldığı, Gıyaseddin Mesud adına para basıldığı yazılırken de yine bölgede Gümüşhane’nin adından söz edilmediği görülmektedir. + Ayrıca 1250 den sonraki yıllarda Marco Polo’nun Moğolistan’a giderken Bayburt’a uğradığı, şehirde zengin gümüş madenlerinin bulunduğu belirtilmektedir. Kaldı ki Bayburt adı, “ Zengin Yurt ” manası da taşır.)  Günümüzde il merkezinde 1054 yılında onarım gören kale, 1215 tarihine kitabeli cami, hamam ve sokak çeşmesi vardır. Bayburt’un en az 2500 yıllık tarihi geçmişi olan imaret vasıflı bir TÜRK şehri olduğu kesindir. Osmanlı Hükümdarı Fatih Sultan Mehmet Han döneminde, Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ la Osmanlı Ordusu’ nun, Bayburt topraklarında yaptığı “ Otlukbeli Harbi’ nde ”, Bayburt Halkının Osmanlının saflarında yer alışı ile, o dönemde yaşanan fitne ve iki başlılık yok edilmiştir.

1514 yılının 17 Ekiminde İran seferine çıkmış olan Yavuz Sultan Selim’in, Bayburt üzerine Osmanlı vezirlerinden Bıyıklı Mehmet Paşa komutasında asker gönderdiği, şehri Şah İsmail’den alarak SANCAK BEYLİĞİ yaptığı, bölgede yer alan Kelkit, Kale ve Yağmurdere nahiyelerini bu beyliğe bağlandığı, Sancak dahilinde çoğu boş olan 384 köy olduğu, Bayburt Merkezi için bu

yıllardan sarkan ve Recep Kırıcı tarafından yazılmış olan “ Söyleyin Bayburt’un Vasfi Halini ” adlı türküde, merkezde 12 mahalle ve 100.000 nüfusun var olduğu vurgulanır.                              

1551 yılında sancağı elinden alınarak, Erzurum’a kaza yapıldı. Çünkü Erzurum Beylerbeyi ve aile mensupları Erzurum’da değil de, daha güvenli olduğu için, Bayburt Sancağında oturmayı tercih ediyordu. Bu sebeple Bayburt aynı zamanda, PAŞA SANCAĞI durumundaydı.

1864 de Kelkit, Kale ( Kovans )  ve Yağmurdere nahiyeleri, 3000 yıllık “ İmaret ” vasıflı olan Bayburt’un elinden alındı.    

1887 tarihinin 5 Aralığına gelinceye kadar, sancak merkezliği yapmış olan Bayburt, özel meclis kararıyla Erzurum’a bağlı bir kaza haline dönüştürüldü.

1925 yılında Erzurum’a ilçe yapıldı. Bu arada Cumhuriyet ilan edilince, Sancak Beylikleri “VİLAYET” yapıldı. Fakat daha önce sancağı elinden alınmış olan Bayburt, bu haktan faydalanamadı.       

1927 de ise, Erzurum’dan kopartılarak 16.yy’da tarih sahnesine çıkmış olan ve kendinden her bakımdan çok daha küçük olan Gümüşhane’ye ilçe yapıldı. Böylece Bayburt için 62 yıl sürecek olan yıkım yılları başlamış oldu.      

1989 Haziranında Bayburt il yapılınca, bir ay sonrasında Erzurum’un Pazaryolu ( Nörkah ) beldesi, Bayburt’ a bağlı İlçe yapılmak üzere referanduma gidildi. Oylamadan bir ay önce ise, 21 Haziran 1989 da bu belde, Erzurum’a bağlı ilçe yapıldı. Ayrıca; Erzurum Milletvekilleri de bölgede çok yoğun kulis ve baskı yaptılar. Bu duruma rağmen, oy kullanan 4387 kişinin 836 sı yine de Bayburt’u tercih etmişti. Referandum hakkı, sağa sola savrulan Bayburtluya da tanınmalıydı.

Bu duruma itirazsız boyun eğilmişti. Çünkü Bayburtlu için, Devletten gelen buyruk emirdi ve sorgulanıp yere düşürülemezdi.

 

Adınız


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜM MAKALELERİ



Bayburt Bundan Büyümedi 2021-12-23 15:37:22
KORONAVİRÜS (ZULMETTEN FIŞKIRAN VİRÜS) 2021-08-12 11:45:32
Tarih Yalan Söylemez Ama, Bunu Hiç Yazmadı… 2020-10-13 09:30:41
Bayburtun Yıkılışı -5- 2019-11-17 16:56:06
Bayburtun Yıkılışı -4- 2019-11-17 16:41:35