ARKA ODA.. (MEHMET SEREF TOPÇU Abimizin Hatırasına)
Merhaba.Yeni bir yazımla daha sizlerleyim.
Bugünkü konum anı ve bir devrin bittiği bir yazı olacak.
Arka Oda evet yer olarak belki küçük ama hacmi ve havası ortamı büyük bir yer.
Her anını tam olarak yaşamasam da yine de yaşadığım tenefüs etmekten onur duyduğum bir oda
9-10 yaşlardaydım. Yeni yeni çarşı pazar ve insanları tanıma dönemlerimdi.
O dönemlerde Bayburt bambaşkaydı.Dostluk muhabbet sohbet doyumsuzdu.
Arkadaşlık dostluk sımsıkıydı.Birlik vardı dayanışma vardı Dostluk vardı.
Örnek alınacak sohbetleriyle feyiz alacaģımız abilerimiz vardı.Tadına doyum olmayan sohbetler espirler kisaca hayat vardı bu odada..
Otelin İsmini vermeme gerek yok.Yaşayanlar bilir.Az da olsa yaşadım.
Ve sizin devrinizde bulunmaktan onur duydum.Sizin elinizde büyümekten şeref duydum.Her çocuğa nasip olmazdı bana oldu.İyi ki de olmuş.
Prensimim gereģi benden büyüklerle olmak onların sohbetlerinde bulunmayı tercih ederim.Çünkü büyüklerde tecrübe var hayat var saygı hürmet kısaca hayat vardır
.Ve ben de Çok şükür o dönemleri doyumsuz yaşadım.
Arka Oda ve orayı şenlendiren Bayburt umuzun adam gibi adam abilerim
Orda bir dönem çalışan Servet Birsen abim akşamları iş biter sohbet başlar ekibi.Hacı Ali Kılıç Avukat Aydın Şahin Ufuk Çelik Şeref Hocam sık olmasada Trabzon dan Hacı Abim yine sık olmasada Mehmet Şeref Topçu Mustafa ve Murat İşaşır Mustafa Çikot Muharrem Enkavi abilerim ve tabiki Sadetdin abim.
Bu ekip Bayburt un parmakla gösterilen ekibiydi.Bayburt un kültürüne örfüne müziğine renk veren ekipdi.
Biraraya geldiklerinde kahkahalarını o otelin dışında duyardık.
Bunların dostlukları GARDAŞLIK'tı.Hep beraber oturur hep beraber gezerlerdi.Biri gelmedi mi ya da olmadı mı telefon açılır devlet zoruyla getirilen ekipdi
Daha sonra bu Arka Oda dönemi bitti.
Servet Birsen abim küçük ama işlevi yönünden büyük bir yerde sohbetler kaldığı yerden devam ederdi.
Yine iş bitince sohbetler kahkahalar yerini alırdı..
Kısaca bu dönemi an be an yaşadığım icin yazmakda güçlük cekiyorum.Çunku hangisini yazım.Eksik kalır.Yaşandıkça anlam kazanan anılardı
Hani anlatılmaz yaşanılır derler ya işte bu türden
.Ben yaşadım ve çok da onur duydum.
Sonra herşeyin bir sonu olduğu gibi bunun da bir sonu oldu
Ama sadece mekanlar değişti.Dostluklar birlikte hareket etmeler gezmeler kahkahalar devam etti.
Ama nerden aklımıza gelecekti elim bir trafik kazası Servet Abimizi Kahpe Kurşun Aydın abimizi alacağını
Sonra da o devrin kapanacağını....
Ve bugunde Mehmet Şeref Topçu abimiz bizi yaktı gitti
Dedim ya o kadar güzel günlerdi ki şuan yazarkan bile o dönemdeymişim gibiyim.
Ne güzeldin Be Bayburt.Ne huzurluydun.Şimdi ne tadın kaldı ne tuzun ne de huzurun
Şimdi senle ben iki yabancı oldum değerlerim bir bir giderken
İyi ki sizi tanımışım.İyi ki sohbetlerinizde bulunmuşum.Şeref ve onur duydum.
Şimdi o halkanın güzel üçlüsü ebediyette beraberler ve bu dünyadakinden daha sıkı ve iyi birbirlerine bakacaklar bundan eminim.
Üçünüzden de razıyım/razıydık.Nur icinde uyuyun.
Ve geride kalan Hacı Ali Kılıç Şeref Hocam Ufuk abim Hacı abi kendi abim ve aklıma şimdi gelmeyen diger abilerime Mevlam Sağlık sihhat versin.
Sözün Özü Ne Arka Odayı unuturuz ne de sizleri...
Zaten kolay kolay unutulmaz ki, Bu Kalp Sizleri Unutmayacak.
Mekanlarınız Cennet Ruhlarınız Şad Olsun
Manevi Şahsiyetleriniz Karşısında Saygıyla eğiliyorum.