Yükleniyor... Önceki Sayfaya Geri Dön

Ağlar (İrşadi Battal) Baba Hazretleri

Ağlar (İrşadi Battal) Baba Hazretleri

Ağlar Baba, 1297 (1881) yılında “ Bayburd Sancağı”na bağlı Oruçbeyli köyünde doğdu. Gerçek adı : İrşadi (BATTAL) olup,adaşı olan dedesinden ayırdetmek için bazıları ona : “ Torun İrşadi ”de derler. Şiirlerinde birden fazla mahlas kullanmış,hemen butun şiirlerinde dini-ilmi konulara yer vermiştir. Babasının adı:Ahmed Efendi, anasının adı ise Ümmügülsüm Hanım’dır. Ünlü mutasavvıf Büyük İrşadi Hazretleri dedesi olup, O’nun yarım bıraktığı “ Kısasü’l Enbiya”yıda tamamlayarak dedesinin : “Bunu torunum tamamlayacak..” sözünü doğruya çıkartmıştır.

    Ağlar Baba’ da dedesi Büyük İrşadi gibi Nakşibendi Tarikatı’nın Üveysi kolunun Bayburt’taki Şeyhi idi.

   Tüm yaşantısını ibadet yapmakla, dünya işlerinden çiftcilik yapmakla geçirmiş,örnek bir kişiliğe sahipti. Bu büyük mutasavvıfın ( Ağlar Baba’nın) her “ ALLAH ” sözü söylendiğinde aşkla ağlayıp,gözlerinden yaş gelirdi, onun içindirki herkes O’na “ Ağlar Baba ” demişti. O’da bundan ötürü şiirlerinde bu adı mahlas olarak kullanmıştır.

    Ağlar Baba’da diğer faniler gibi Hak’kın Rahmetine kavuşmuştur. O’nun ruhuda 1958’de doğduğu yer olan Oruçbeyli köyünde gerçek sevgilisine ulaştı. Geride gözyaşlarıyla yoğrulmuş eserleri,tatlı sohbetleri-anıları kaldı.

    Ağlar Baba Hazretleri bütün Müslümanlara yararlı olmak için ölünceye kadar İrşad görevini yerine getirebilmek için uğraştı durdu.Bir şiirinde Müminlere en içten duygularıyla seslenirken şöyle bir nasihatta bulunuyordu: “ Oku öğren din ilmini ” diyordu...

                                 OKU ÖĞREN DİN İLMİNİ

Gel ey Mümin haba dalma                  Tek kanatlı bir kuş olur

Dünya ile meşgul olma                        Tevekkül babını bulur

Kara cahil külli kalma                           Çift kanat sahibi olur

Oku öğren din ilmini.                            Oku öğren din ilmini.

 

KUR’AN’dan işaret almış                      Vestekim yolunu bulur

Peygamber Hadis buyurmuş              Kasrıbali cennet olur

İlmi dini Farz buyurmuş                      Gizlice mehmanı gelür

Oku öğren din ilmini.                            Oku öğren din ilmini.

 

Mümin müminata Farzdır                    Çift periler pervaz eder

Bizim boynumuzda karzdır                 Gül şehrinde güle konar

Bilenler şimdi pek azdır                       ALLAH’a fuganı kurar

Oku öğren din ilmini.                            Oku öğren din ilmini.

 

Kalp içine dahil olur                              Ol dalda fuganı kurar

Keltenkeleyi kaldurur                           Uçar bir keştiye konar

Kör Şeytanı’ı hem öldürür                   Gemiyi limandan surer

Oku öğren din ilmini.                            Oku öğren din ilmini.

 

Kalbe ol cilayı verür                             Bin abitten kavi olur

Kasrini hem nurlandırır                       Muradına vasil olur

Farzı Vacibi bildürür                            Cennette ruyeti bulur

Oku öğren din ilmini.                           Oku öğren din ilmini.

 

Şeriatı ol bildürür                                 Ağlar Baba, Hak’ka yalvar

Müstakım baba götürür                      Din ilminin künhüne var

HAK Rızasını buldurur                          Keştine bin ALLAH’a var

Oku öğren din ilmini.                           Oku öğren din ilmini.

                                                                      19.04.1969

   O,hiçbir an kimseye zan etmemiş,bütün yaşantısı boyunca hep önce kendi nefsine hitap etmiş,gönlünden geçenleri dile getirirken tüm inananların gönlünü almak için öylece gönlünce-gönüllere hitap etmiştir.

                                           KENDİ GÖNLÜME HİTABEN

Ey gülzarı saba dinle pendimi                                   Ta ezelden ruhuma mücella verdi

Canan ellerinden haberin varmı                               Safiye şehrine varınız dedi

Sevdigüm levvame mülhemedemi                          Şimdi beni yarı yolda koyverdi

İdminan şehrinden haberin varmı                            Bu ahvalden acep,haberin varmı

Sevdügüm elini gel benden öğren                            Bu haliyle yaktı zerre tulamı

Ne zaman mülküne gelür HAK merhem                   Mücevher musaffa cila gelemi

Merziye şehrinde kasrini yapan                                Ezel gördügünü bunda göremi

Safiye mülkünden haberin varmı                              Bilmem bu halden haberin varmı

Dil vasfından aciz nerde arasın                                 Bizi burda nur mücella yandurdi

Köşkünü yapsında mehman gelsin                           Kanımız kuruttu canım aldurdi

Ne mekandasınki teveccüh kılsın                              Çok zaman ağlattı azda güldürdi

Azim mehmanımdan haberin varmı                         Benim bu derdimden haberin varmı

Gül ocağı uşşak ayını ara                                           Gözlerim ol mücellayı görürmü

Mülhemeden safiye geç sora sora                           Bilmemki derdime derman olurmu

Damar kandan içre can şehrin ara                           Mehmandarhaneme mehman gelürmü

Şehristan Şahı’ndan haberin varmı                          Ağlar Baba,senin haberin varmı ?

 

    Ağlar Baba, her “ ALLAH ” sözü geçtiğinde sürekli ağlamış, Cenab-ı HAK’ka olan aşkıyla gözyaşı dökmüştür. Acaba aşağıdaki duayı yaparken,o andaki HAK Aşığımızın durumunu gözlerimiz önüne getirebiliyormuyuz...

                                     ALLAH SANA YALVARURAM

ALLAH sana yalvaruram                                       “VEDDUHA” sırrını bildim

Pacımı senden aluram                                            Ağlayıp çokca yalvardım

Kur’an’dan hüccet buluram                                    El bağlayıp kapuna geldim

ALLAH sana yalvaruram.                                       ALLAH sana yalvaruram.

 

Eyi-kötü SEN halkettin                                            Ail halkettin ben nedem

“YERZÜGU MEN YEŞA” dedin                                  Eğna sır için ağladım

Hekmetinden rızkım verdin                                    Gani bir Şah Seni bildim

ALLAH sana yalvaruram                                         ALLAH Sana yalvaruram

 

Hekmetinden azca dattım                                     Sensin RAHMAN’ım bülürem

Elbette bir nişan gördüm                                       Sen GAFFAR’ım yalvaruram

Kapunda el bağlı kaldım                                         Hala kapunda ağlarım

ALLAH Sana yalvaruram..                                     ALLAH Sana yalvaruram.

“FELATENHER” dedin HALLAK                              Ağlar Baba ağla gülme

Beni nehretme Sen REZZAK                                  ALLAH ile harba girme

Hekmetten isterem erzzak                                   Eğna içün ağla gülme

ALLAH Sana yalvaruram.                                      ALLAH Sana yalvaruram.

“YEBRÜ KESİRAN” buyurdun

Çok ağlayın kullar dedin

“VE EMMASSİL” dedin

ALLAH Sana yalvaruram.

     Hac’dan dönen Hacılar için söylediği bu sözlerden Aşığımızın engin bilgisiyle, sevgisini görebilmek zor değildir.

                                               SİZ SEFA GELDİZ

 

Medine-i Münevvere canan gül eli                        Ravzetür riyazet köşküdür Cennet

Canan gül elinden siz sefa geldiz                          Yazi-i şevkinden parlıyor mirat

Ötüyor andelip murgi bülbüli                                 Ansızın oldunuz ehli basirret

Murgi dilinden siz sefa geldiz.                                Köşkü MUHAMMED’den siz sefa geldiz.

Onsekizbin alemin Şahına vardız                         “YÜMBİBKÜMÜLLAH”sırrına yanan

Taş ve toprağına yüzünüz sürdüz                        Zemzemden içendür bu karı bulan

Maşuku Billahın yareni olduz                                 MUHAMMED’in kevserinden dolduran

Şahım MUHAMMED’den siz sefa geldiz.               Ahmedi zişandan siz sefa geldiz.

Hayatdan zuhurda okuduk illa                              Geda Ağlar Baba fenadan geçti

Nahnu kasamnada yazıldı imla                             Aleme duanın ravzına düşdi

Şefaat madeni “LEVLAKE LEVLAK”                       MUHAMMED Zişan ile görüşdi

Mülki Şefaatdan siz sefa geldiz.                            Dostumun Elinden siz sefa geldiz.

 

Yazi dizisinin  tamamı Sayın Veysel GiDER' e aittir. Her Hangi bir internet sitesinde kullanılması yasaktır.




Adınız